Ana Sayfa
04 Nisan 2018 ( 112 izlenme )
Reklamlar

81 Denizcimizi Kaybettiğimiz, Yakın Tarihimizin En Hazin Deniz Kazası: Dumlupınar Faciası

4 Nisan 1953 gecesi Çanakkale Boğazı'nda Nara Burnu açıklarında Dumlupınar adlı denizaltımızın başına çok kötü bir felaket gelmişti. Bu hüzünlü olayın yıl dönümünde anmak ve anlamak amacıyla, o gece ve sonrasında gerçekleşen olayları kısaca özetlemeye çalıştık.

Dumlupınar Denizaltısının Hikayesi

Dumlupınar Denizaltısının Hikayesi

USS Blower, ABD Deniz Kuvvetlerinin kullandığı bir denizaltıydı. 1944 yılında inşa edilmişti. II.Dünya Savaşında birçok bölgede görevlerde bulundu, yararlılıklar gösterdi. 1950'de ABD Deniz Kuvvetleri envanterinden çıkartıldı, Türk Deniz Kuvvetlerine devredildi. Denizaltının yeni ismi TCG Dumlupınar oldu.

NATO Tatbikatı

NATO Tatbikatı

1953 yılının Mart ayında NATO, Akdeniz'de büyük çapta bir tatbikat yapacaktı. Doğal olarak Dumlupınar da bu tatbikata katıldı. Birkaç gün süren başarılı tatbikat sonrasında Dumlupınar, Gölcük'teki üssüne geri dönüyordu. 3 Nisan'ı 4 Nisan'a bağlayan gece Çanakkale Boğazı'na girdi. Boğaz sadece coğrafi yapısı sebebiyle zorlu bir yer değil, aynı zamanda deniz akıntılarının da çok şiddetli olduğu bir bölgeydi. I.Dünya Savaşı sırasında cepheleri döven İngiliz zırhlıları, boğazın darlığı sebebiyle Türk topçusunun ateşinden kaçamayarak büyük kayıplar vermişlerdi. Dolayısıyla boğazı geçmek denizciler için her zaman kendine has riskler bulunduruyordu.

Büyük Kaza Cereyan Ediyor

Büyük Kaza Cereyan Ediyor

Gece saat 02.00'yi biraz geçmişti, Dumlupınar su yüzeyinde seyir etmekteydi. Çanakkale Boğazı'nın en dar yeri olan Nara Burnu yakınlarından geçiliyordu. Gecenin karanlığının yanı sıra etrafta muhteşem bir sis vardı, göz gözü görmüyordu. Tam o sırada Dumlupınar'ın baş kısmı bomba gibi patladı. Denizaltının üzerinde nöbet tutan askerler denize döküldü. Dumlupınar, İsveç bandıralı Naboland adlı bir şileple çarpışmıştı. Suya düşen denizcilerden ikisi, Naboland'ın pervanelerine doğru sürüklenerek can verdi. Birisi de akıntıya kapılarak yaşamını kaybetti. 5 denizcimiz kurtulmuştu.

Kurtarma Operasyonu Başlıyor

Kurtarma Operasyonu Başlıyor

Dumlupınar boğazın soğuk sularına gömüldüğünde, sadece 22 denizcimiz arka torpido bölümüne sığınmayı başarmıştı. Diğer denizciler ise, yıllar evvel atalarının düşmana aman vermediği, geçilmeyen Çanakkale'nin serin sularında, ebedi makberlerine gömülmüşlerdi. Günün ilk ışıklarıyla birlikte Dumlupınar'ın kurtarma şamandırası bulundu.

Naboland Şilebi Gözaltında

Naboland Şilebi Gözaltında

Denizaltında mahsur kalan askerlerle, kurtarma şamandırasındaki telefon aracılığıyla iletişime geçildi. Askerlere gereksiz yere konuşmamaları, sigara içmemeleri, şarkı veya türkü söylememeleri tembihlendi. Zira bu hareketler sınırlı oksijeni çabucak tüketecekti. Kısa sürede Kurtaran adlı yardım gemisi operasyonlara başlamıştı. Tümamiral Fahri Korütürk de Gölcük'ten olay yerine hareket etmişti. Bu olaylar cereyan ederken, Dumlupınar'a çarpan Naboland şilebinin kaptanı Oscar gözaltına alınmıştı.

Gergin Dakikalar

Gergin Dakikalar

Dumlupınar'dan atılan yardım şamandırası, kurtarma çalışmalarına kaynaklık ediyordu. Şamandıranın teli takip edilerek denizaltıya ulaşılacaktı. Denizaltı, Kurtaran gemisine bağlanacak ve sudan çıkartılacaktı. Tam 11 dalış yapıldı, fakat 90 metre derinliğindeki denizaltıya hiçbir dalgıç ulaşamadı. Şartlar yetersizdi, bu derinliğe başarılı bir dalış yapabilecek teçhizatlar yoktu.

Ah Bir Ataş Ver

Kurtarma çalışmaları sonuç vermeyince denizcilere bu defa sigara içebilecekleri, sohbet edebilecekleri söylendi. Hatta türkü bile söyleyebilirlerdi. Denizin metrelerce altında, karanlıkta 'vatan sağ olsun' diyen askerler, son sigaralarını içerek muhabbet ederken 'ah bir ataş ver' adlı türküyü hep bir ağızdan söylediler.

Umutlar Tükeniyor

Umutlar Tükeniyor

Boğazın kuvvetli akıntısı sebebiyle çalışmalar bir türlü ilerleyemiyordu. Son dalgıç yaklaşık 80 metre kadar derine inmeyi başarmıştı. Fakat basıncı dengelemek için kullanılan aletler yetersizdi. Dalgıç yüzeye baygın bir şekilde çıkartılmış ve hayatı zorlukla kurtarılmıştı. Kurtarma çalışmalarını boşa çıkaran hazin olay ise, Dumlupınar ile şamandıra arasındaki telin kopmasıydı. Böylece yüzey ile su altındaki denizcilerimiz arasında hiçbir bağlantı kalmamıştı.

Hüzünlü Bir Veda

Hüzünlü Bir Veda

Takvimler 7 Nisan 1953'ü gösterdiğinde, artık Dumlupınar ile hiçbir irtibat kalmamıştı. Bilinene göre mevcut oksijen denizcileri 72 saat idare edebilirdi. 7 Nisan tarihiyle birlikte bu süre dolmuştu. Saat 15.00'de Başaran adlı gemide denizciler için bir tören düzenlenerek kurtarma çalışmalarına son verildi.

Şehitlere Saygı

Şehitlere Saygı

Dumlupınar denizaltısında şehit olan 81 denizcimiz, her yıl çarpışmanın olduğu yerde yapılan törenlerle anılmaktadır.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Hemoroide ne iyi gelir? Suudi Arabistan’da çöle kar yağdı Yerde yatan kardeşine sarılarak yardım bekledi Hocacı yazarın ‘Kürdistan’ sevdası