Ana Sayfa
26 Ocak 2018 ( 193 izlenme )
Reklamlar

ABD çıkış yolu arıyor

Zeytin Dalı Harekâtı’nı engelleyemeyen ABD yönetimi, çıkış arayışında. ABD basınına yansıyan yönetim çevrelerinin görüşlerinde şu noktalar öne çıkıyor:

1- Türkiye, Harekât’ın çerçevesi konusundaki plânlarını bizimle paylaşmadı.

Amerika’nın Sesi’ne konuşan bir üst düzey yetkili, Türkiye’nin tampon bölge gibi sınırlı bir seçenekten daha da ileri gidebileceğini belirtti ve Ankara’nın plânlarını ABD ile paylaşmadığını savundu. Yetkili, ABD’nin konumunu, “Sahada olayların nasıl gelişeceğini görmeyi bekliyoruz” sözleriyle tarif etti.

2- TSK operasyon yaparken, ABD oyun dışında.

New York Times gazetesi, ABD’nin Harekât konusundaki pozisyonunu bu şekilde başlığa çıkardı. Bu, Amerikan yönetimi içinde konuyla ilgili çatlakların derinleştiğinin de işareti.

3- ABD-Türkiye ittifakı kırılma noktasında.

Washington Post’un kıdemli yazarı David İgnatius, Türkye’nin Afrin harekâıtyla ilgili yazısına bu başlığı atmış. Davos’taki “One Minute” krizi nin yaşandığı oturumda moderatörlük yapan Ignatius, ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Joseph Votel’in görüşlerini de aktarıyor. Ignatius, Votel ile, Türkiye’nin operasyona başladığı sıradaki Suriye’nin kuzeyini ziyaretinden hemen önce konuşmuş.

4- Türkiye ile ABD askeri olarak karşı karşıya gelebilir.

Ignatius aynı yazısında, Türkiye’nin Münbiç’e de operasyon gerçekleştireceği yönündeki açıklamaları hatırlatarak, Trump yönetiminden bir yetkilinin kendisine yaptığı değerlendirmeyi şöyle aktarıyor: “‘Güçlerimize karşı tehditler kabul edebileceğimiz bir şey değildir.’ İşte bu, ABD’nin çözülmekte olan, ‘NATO ortağı’ Türkiye ile ilişkisini riskli bir askeri karşıtlık noktasına getirir.” (Ignatius’un askeri karşıtlık için kullandığı ifade “military brinkmanship.” Tam Türkçe karşılığı, “askeri olarak, amacı uğruna büyük bir riski göze almak.”)

Reklamdan sonra devam ediyor 

TEHDİT DEĞİL YUMUŞAK SÖZLER

Toplam olarark bakıldığında, ABD yönetimi, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin Zeytin Dalı Harekâtı ile giriştiği hamleyi, terör koridoru plânını bozacak tayin edici bir hamle olarak görüyor. Bu hamleyi önleyemediği için sınırlandırmaya, belli aşamada durdurmaya çalışıyor. Dışişleri Bakanı Mevt Çavuşoğlu’nun açıkladığı, ABD’nin “30 kilometrelik güvenli bölge önerisi” bu yöndeki bir adım. Ancak, bu önerinin sahada uygulanabilir gerçekçi bir öneri olmadığı ortada. Nitekim Çavuşoğlu, “Maksatlarını bilmiyoruz. Öncelikle aramızdaki güvensizliği ortadan kaldıralım” diye yanıt verdi bu öneriye.

ABD yöneticilerinin, Harekât ile ilgili değerlendirmelerindeki, “Türkiye’nin haklı güvenlik kaygıları var” gibi sözleri, esasen Türkiye ile görüşme yolu için açık kapı bırakma amacını taşıyor.

KİMİN İÇİN RİSK

Önemle saptanması gerekir: Askeri olarak karşı karşıya gelmeyi risk olarak değerlendiren, ABD tarafı. Nitekim Trump-Erdoğan görüşmesiyle ilgili Beyaz Saray’dan yapılan açıklamadaki en kritik bölüm de bu konu. Açıklamda, Trump’un Türkiye’yi, “Türk ve Amerikan güçleri arasında çatışma riskine yol açabilecek her türlü eylemden kaçınmaya çağırdığı” kaydedildi.

Türkiye ise ABD’ye, “PKK’dan desteği çek” mesajını açıklamaların ötesinde sahadaki operasyonu vasıtasıyla veriyor. Türkiye’nin terör koridorunu bitirme kararlılığı, ABD’yi geri adım atmaya zorluyor.

24 Ocak akşamı, Trump ile Erdoğan arasında telefon görüşmesinin yapıldığı saatlerde Münbiç kırsalına yönelik TSK’nın hava operasyonu düzenlemesi, ABD’nin Türkiye ile askeri olarak karşı karşıya gelme kaygısının yersiz olmadığını ortaya koyuyor. Çünkü bu bölgede ABD güçleri var. Münbiç ve çevresi, Türkiye 15 Temmuz 2016 FETÖ darbe girişimiyle boğuşurken, ABD’nin desteğiyle PKK tarafından ele geçirilmişti.

SOÇİ VE SONRASI

Zeytin Dalı Harekâtı, Türkiye’yi, ABD ile karşı karşıya getirirken, Rusya ve İran ile daha fazla yakınlaştırıyor. Öte yandan Suriye Ordusu’nun İdlib’de sahanın esas hâkimi olan El Nusra ve bağlantılı gruplara karşı atağa geçmesi de önemle kaydedilmesi gereken bir gelişme.

Bu koşullar altında önümüzdeki hafta başında Rusya’nın Soçi kentinde yapılacak Suriye Ulusal Diyalog Kongresi büyük önem taşıyor. Suriye’deki tüm tarafların Rusya, İran ve Türkiye’nin garantörlüğünde siyasi çözüm için aynı masa etrafında biraraya gelmesi, önümüzdeki dönem açısından belirleyici önemde. Bu kongrenin başarısı Türkiye-Suriye barışına giden yolda önemli bir adım olabilir.

PKK İÇİN YOLUN SONU

TSK’nın Zeytin Dalı Harekâtı, PKK için yolun sonuna gelindiğinin açık bir göstergesi. Suriye’de ABD silahına ve desteğine güvenerek girdikleri yolun sonunda teslimiyet dışında bir başka seçenekle kalmamış durumda. Türkiye’nin Rusya ve İran ile ortaklık içinde başlattığı operasyonda tamamlayıcı halka, Suriye ile anlaşması olacak. Bu koşullarda, Suriye yönetiminin vatan haini olarak nitelediği PKK’nın silahlarını bırakmaktan başka çaresi kalmıyor.


Aydınlık

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Sınır köyünden Amerika'ya mesaj ABD'de Irak işgalini hatırlatan görüntüler: Hurdanın önüne geçti İran'ı hedef aldı! Emperyalizmin hedefindeki Venezuela lideri Ankara'da Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Milli Mücadele’de bir dönüm noktası