Çok Sağlık
13 Kasım 2017 ( 140 izlenme )
Reklamlar

Alzheimer’da erken teşhis için yeni bir yol

Yeni bir araştırma, kalp ve kanserin ardından yaşlılarda üçüncü ölüm nedeni olan Alzheimer’in belirti vermeden önce teşhisi için umut vaad ediyor

Doç.Dr.Şehime G.Temel
Gelişiminin erken evrelerinde hastalıkları saptama yeteneğine sahip olmak, paha biçilemez bir avantaj sağlayabilir. Birçok hastalık için, başlangıç zamanları en savunmasız oldukları zamandır. Bu nedenle de tedaviye en iyi cevabı verirler. Bununla birlikte, ön aşamalardaki semptomlar çoğunlukla fark edilmez veya tedaviyi geciktirerek hafif sıkıntılar olarak karşımıza çıkar. Bilim insanları sürekli olarak yeni biyo-belirteçler keşfederek onları erken teşhis için kullanırlar. Sanford Burnham Prebys Tıbbi Keşif Enstitüsü’ndeki (SBP) araştırmacılar, Alzheimer hastalığının erken teşhisini (AH) sağlayabilecek bir peptidi ortaya çıkarmış olabilirler.

SBP araştırmacıları, bulgularını Nature Communications’da “Alzheimer Hastalığının Fare Modellerinde Serebrovasküler Değişikliklerini Tanıyan Bir Peptidin Belirlenmesi” başlığıyla yayımladılar. Araştırmacılar, yeni sonuçların, beyindeki hastalıklı alanlara ilaç bulmaya yardımcı olabileceği görüşünde. Bu ilaçlar, Alzheimer ve Parkinson hastalığını, aynı zamanda glioblastoma beyin tümörlerini, beyin yaralanmaları ve inme gibi hastalıkları tedavi imkanı verebilir.

SBP’de araştırma görevlisi olan eş baş araştırmacı Aman Mann, amaçlarının Alzheimer için yeni bir biyolojik belirteç bulmak olduğunu belirtti. Dr. Mann “Alzheimer modelli farelerin ve insanların beyin damarlarında bir peptit (DAG) tanımladık. Bu peptidin damarlarda yükselen bir proteini tanıdığını bulduk’ dedi.

Son yapılan araştırmalar, yaşlılarda Alzheimer’in kalp rahatsızlığı ve kanserin ardından üçüncü sırada yer alabileceğini gösteriyor. Son yapılan araştırmada, bilim insanları, dokuz amino asitten oluşan bir peptit tespit ettiler. Araştırma ekibi, DAG adını verdiklerini peptidin farklı yaşlarda farelerin beyinlerinin hipokampusunda biriktiğini gösterdiler. İlginçtir ki SBP araştırmacıları DAG peptidini intravenöz olarak enjekte edince, Alzheimerlı fare modellerinde endotel hücrelerinin nörovasküler ünitesine ve reaktif astrositlere ev sahipliği yaptığını gözlediler. Dahası, Alzheimerlı fare modellerinin beyinlerinde aşırı derecede eksprese edilen CTGF-a matrihücresel proteininin DAG peptidinin hedefi olduğunu saptadılar.

Dr. Mann, “DAG’ın Alzheimerlı insanlarda, hücrelere ve beyne CTGF’ye bağlı bir şekilde bağlandığını bulduk. Bu bulgu, önceki çalışmalarda bildirilen Alzheimer hastalarının beyinlerinde yüksek CTGF ifadesi verileriyle tutarlı” dedi.

Araştırmacıların bulguları, kan damarlarının iç astarını oluşturan hücreler olan endotel hücrelerinin, hastalıktan etkilenen fare beyninin bölümlerinde DAG peptidini bağladığını gösteriyor. Araştırmanın yürütücüsü ve SBP profesörü Erkki Ruoslahti, MD, Ph.D., “Bu bulgu çok önemli, çünkü endotel hücreleri kan dolaşımına enjekte edilen proplar için kolayca erişilebilir durumda. Ancak beyindeki diğer hücre türleri, kan-beyin bariyeri adı verilen koruyucu bir duvarın arkasında. Kan damarlarındaki değişim, Alzheimer’ı mümkün olan en erken aşamada saptayabilecek bir teşhis metodu yaratabilir” diye konuştu.

GÖRÜNTÜLEME İÇİN ARAÇ OLABİLİR

Bilim insanları, DAG’ın nöroinflamasyona bağlı hastalıklarda vasküler değişiklik ve astrogliosis bölgelerine ilaç veya görüntüleme maddelerinin verilmesini iyileştirmek için potansiyel bir araç olarak kullanılabileceğinden umutlular. Dr. Ruoslahti “Öncelikle canlı Alzheimerlı fareleri normal farelerden ayırt etmek için manyetik rezonans görüntüleme (MR) veya pozitron emisyon tomografisi (PET) taramaları kullanarak bir görüntüleme platformu geliştirmemiz gerek. Bunu başarıyla tamamlandıktan sonra insanlar üzerinde yoğunlaşabiliriz” dedi.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

İnce çizgi ve kırışıklıklar nasıl önlenir? Hem masrafsız hem de yararlı bilgiler Menzil tarikatı Sağlık Bakanlığı’ndan temizleniyor, işte o önemli adım! Yeşil Çay İçmek İçin 9 Neden