Ana Sayfa
06 Ekim 2017 ( 145 izlenme )
Reklamlar

Bahriye Üçok cinayeti, ABD ve PKK!

Atatürk Cumhuriyeti’nin yılmaz savunucularından ve yükselmekte olan dinci gericiliğe karşı laiklik barikatını kuvvetlendirmeye çalışan isimlerden biriydi. Bugünkü ‘Amerikancı İslâm’ın gelmesi için engel olarak görüldü ve bir Gladyo suikastıyla katledildi
ADD kurucusu ve SHP Parti Meclisi Üyesi Doç. Dr. Bahriye Üçok’u, 6 Ekim 1990 günü evine gönderilen bombalı paketin elinde patlaması sonucu kaybettik. Üçok, o günlerde başlayan türban tartışmasında derin bilgi ve cesaretiyle gericilerin saldırılarını göğüslüyordu.

SALDIRI NASIL OLDU
Olay, Üçok’un Ankara Gaziosmanpaşa Köroğlu Caddesi 15 numarada bulunan evinin kapısında meydana geldi. Ekspres Kargo’nun bir görevlisi, kendilerine İstanbul’dan bir paket gönderildiğini bildirdi ve Kuzgun Sokak’taki bürolarından alınmasını söyledi. Üçok, pazar dönüşü bürodan paketi teslim aldı. Paketten şüphelendi ve kapı önüne geldiğinde kızını uyararak, “Yanımdan uzaklaş, belki bombadır” dedi. Ardından paketi açmaya çalışırken bir anda büyük bir patlamayla kanlar içinde yere yığıldı. Hastaneye kaldırılan Üçok, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

PROFESYONEL İŞİ
Ankara Emniyet Müdürü Mehmet Ağar olay yerinde yaptığı açıklamada, “Eylem yurt dışı bağlantılı olabilir. Uzman ekiplerimiz tüm delilleri taplamaya çalışıyor. Bir şey söylemek için henüz çok erken” dedi. Ankara DGM Başvascısı Nusret Demiral ise, olay yerinde yaptığı araştırmadan sonra “Eylemin arkasında illegal bir örgütün olduğunu sanıyoruz” dedi. Demiral daha sonra yaptığı açıklamada ise iki kargo görevlisinin ifadesinin alındığını ve bunların ismini veremeyeceğini söyledi. MİT Başkanı Teoman Koman, 13 Ekim 1990 günü yaptığı açıklamada, Üçok’un bombalı paket eğitimi gördüğünü söyledi. Koman, terör saldırılarına karşı, birçok kişiyi haberi olmadan koruduklarını da sözlerine ekledi.

POLİS KORUYORDU
Prof. Dr. Üçok’un son günlerde SHP’nin laiklik raporu çalışmasını yürüttüğü belirtildi. Üçok son Parti Meclisi toplantısında da’Laiklik ve kadın hakları’ konusunda bilgi vermişti. Geçtiğimiz yıl içinde de TV’deki bir açıkoturumda Kuran-ı Kerim’den bölümler okuyarak ‘örtünmenin yeri olmadığı’ şeklinde görüş açıkladığı hatırlatıldı. Üçok’un, bu programdan sonra çok sayıda tehdit mektupları aldığı açıklandı. Bu tehditler üzerine, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne başrurarak gerekli önlemlerin alınmasını istemişti. Bunun üzerine Üçok’un bahçesinde bir koruma polisi bulundurulurken, evinin çevresinde de ekip otosunun bekletildiği açıklandı. Olaydan sonra Cumhuriyet gazetesine telefon eden bir erkek, ‘İslâmi Hareket Örgütü’ adına konuştuğunu belirterek, Üçok’a düzenlenen saldırıyı örgütünün düzenlediğini bildirdi. Bomba uzmanları saldırının profesyonel işi olduğunu açıkladılar.

‘KARGOCU KIZ’ HİKÂYESİ
Bahriye Üçok suikastında en kritik isim ‘Kargocu Kız’dı. İsmi Gülay Calap! Paketi İstanbul’da teslim alan kişiydi. Ankara’da verdiği ifadede, paketi veren kişiyi tarif ederek, “Nerede görsem tanırım” dedi. İşine geri döndü. İsmi sır gibi gizli tutulacağına basına sızdırıldı. Ve ardından tehdit telefonları almaya başladı. Basın Yayın 3. sınıf öğrencisi olan Calap, 20 Mayıs 1991 günü kaldığı Vezneciler Kız Öğrenci Yurdu’ndan ayrıldı. Onu birdaha kimse göremedi. Gülay bir süre sonra babası Turhan Calap’a mektup göndererek “PKK’ya katıldım” dedi. Gülay’ın ismi Uğur Mumcu cinayetinde hatırlandı. Kendisinden uzun yıllar haber alınamayan Gülay Calap’ın, 16 Ocak 1994 günü İzmir polisinin PKK’ya yönelik yaptığı operasyonda yakalandığı açıklandı.

‘KARGOCU KIZ’A 22 YIL AĞIR HAPİS
Polis yetkililerine göre 23 yaşındaki Gülay Calap, PKK’nın taşeron örgütü ‘Devrimci Halk Partisi’nin İzmir sorumlusuydu. Calap’ın olaydan sonra, örgütün İstanbul sorumlusu olan kişiyle temasa geçerek örgüte katıldığı belirtildi. PKK’nın Bekaa’daki kampında da 8 ay eğitim aldıktan sonra İzmir’e temsilci olarak gönderildi. Calap 11 kişilik ekiple yakalandı. Tutuklandı ve İzmir DGM’de yargılandı. 28 Eylül 1995 günü yapılan son duruşmada, Calap’a 22 yıl 6 ay ağır hapis cezası verildi. Ancak Calap ve arkadaşlarının cezası PKK’ya üye olmak ve silahlı eylem yapmaktandı. Üçok davası sözkonusu olmadı.

PARMAK İZİ TUTTU
Üçok suikastında uzun yıllar bir gelişme olmadı. Ankara Emniyet Müdürlüğü, 18 Mayıs 2000 günü yaptığı açıklamada, Üçok cinayetine ilişkin önemli bir gelişmenin olduğunu belirtti. Gözaltına alınan ‘Tekin’ kod adlı Ferhat Özmen’in parmak izinin, Üçok’un öldürülmesi olayında kullanılan pakette tespit edilen parmak iziyle örtüştüğünü açıkladı. Bunun üzerine tekrar sorguya alınan Özmen, cinayeti ayrıntılarıyla anlattı ve olayda kendisini yönlendirenle yardımcı olanların isimlerini verdi. Yetkililer, Üçok cinayetiyle ilgili tüm detayların ortaya çıkarıldığını, ancak olayla ilgili firarda olan kişilerin yakalanması için çalışıldığını ileri sürdüler.

BAHRİYE ÜÇOK KİMDİR?
Trabzon’da doğan Üçok, daha 6 yaşında iken Kur’an-ı Kerim’i hatmetmişti. Ölümünden iki yıl önce kendisiyle yapılmış bir söyleşide her gün namaz kıldığını belirtiyordu. İlk ve orta öğrenimini Ordu’da, liseyi ise İstanbul Kandilli Kız Lisesi’nde okudu. Ankara Üniversitesi Ortaçağ Türk İslâm Tarihi Bölümü’nü bitirdi. Samsun Lisesi’nde üç yıl öğretmenlik yaptıktan sonra, 7 Temmuz 1945 günü Ankara Hukuk Fakültesi profesörlerinden Coşkun Üçok’la evlendi. 1953 yılında İlahiyat Fakültesi’nde asistan, 1957’de doktor, 1964 yılında doçent olan Üçok, 1971 yılında Cumhurbaşkanlığı kontenjanından senetör seçildi ve 6 yıl bu görevini sürdürdü. Üçok, 12 Eylül 1980’den sonra kurulan Halkçı Parti’nin kurucuları arasında yer aldı. Aynı yıl yapılan genel seçimde Ordu milletvekili seçildi. Halkçı Parti ile SODEP’in birleşme çalışmalarına da katıldı.

Üçok daha sonra SHP üyesi olarak politik yaşamını sürdürdü ve son olağanüstü kurultayda 467 oy alarak ilk sıralarda Parti Meclisi’ne seçildi. Üçok katledilmeden önce SHP için laiklik raporu hazırlıyordu. Katıldığı toplantılarda sık sık laiklik, kadın hakları ve irtica tehlikesi üzerinde durmuş ve “laikliğin savunucusu ilahiyatçı” olarak tanınmıştır. Üçok’un İslâm tarihi üzerin çok sayıda makalesi ve kitabı yayımlandı. Üçok Arapça, Farsça ve Fransızca biliyordu. Üçük’un bir kızı vardı.

Kargocu kıza ‘Sayın Öcalan’ yargılaması

Erdem SÜREK/ÇANAKKALE, (DHA)

DTP Genel Başkan Yardımcılığı’na seçilen, Türkiye’nin Bahriye Üçok suikastinde ‘Kargocu kız’ olarak tanıdığı Gülay Calap, terör örgütünün başı Abdullah Öcalan’ı öven konuşması nedeniyle Çanakkale’de yargılanıyor.
Gülay Calap, Çanakkale’de 21 Mart 2007 tarihinde, DTP Parti Meclisi üyesi olarak katıldığı Nevruz etkinliğinde yaptığı konuşmada, bölücü terör örgütü PKK’yı ve lideri Abdullah Öcalan’ı övdüğü iddiasıyla, ‘suç ve suçluyu alenen övmek’ suçlamasıyla adliyeye sevk edildi.

Çanakkale Sulh Ceza Mahkemesi’nde 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Gülay Calap, bugüne kadarki iki duruşmaya katılmadı ve talimatla ifadesi alındı.

Calap hakkındaki davanın üçüncü duruşması 24 Ocak’ta yapılacak.

KARGOCU KIZ DTP KURMAYI

Doç. Dr. Bahriye Üçok’un, Ankara’daki evine gönderilen bombalı paketin patlaması sonucu yaşamını yitirdiği olayın ardından, paketi kabul eden ‘kargocu kız’ olarak tanınan Gülay Calap, uzun süre ortadan kaybolmuştu.

Calap, 16 Ocak 1994 günü İzmir’de Türkiye Devrimci Halk Partisi İzmir sorumlusu olarak gözaltına alınmış, örgütün, PKK’nın yan kuruluşu olduğu gerekçesiyle, çıkarıldığı mahkemece 22 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Kargocu kız, cezasının 4 yıllık bölümünü Çanakkale E Tipi Cezaevi’nde tamamlamış, 12 yıl hapis yattıktan sonra tahliye olmuş, DTP Parti Meclisi üyesi olarak bu nevruzda Çanakkale’ye gelmişti. Calap, bu ay yapılan parti kongresinde DTP Genel Başkan Yardımcısı olmuştu.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Davutoğlu'ndan 'Emevi Camii' hayaline devam Akşener: Sayın Erdoğan zor zamanında yanında olanları unuttu, Akşener'i unuttu! DAVUTOĞLU İSTİFA ETTİ! Koç’tan çok konuşulacak 10 Kasım videosu