Çok Sağlık
04 Şubat 2018 ( 7 izlenme )
Reklamlar

Cep telefonundaki asıl tehlike

Cep telefonu ve televizyonun yaydığı ışınlar en düşük enerjili ışınlar olup, bunlara radyo dalga adı verilir. Asıl tehlike ise başkadır. İşte o tehlikeler...


Cep telefonu kullanımı en hızlı yayılan araçlardan biri. Kullanan kişi sayısı ve kişi başına kullanım sürelerindeki hızlı artış ürkütücü boyutlarda. Sesli, görüntülü ve yazılı haberleşmeye olağanüstü bir nitelik ve nicelik kazandırdı. Bu durum tüm yaşam alanlarında olumlu katkı ve gelişmeler sağlıyor. Bu gelişme tutucuları, demokrat olmayanları ve teknoloji düşmanlarını rahatsız ediyor.

İYONLAŞTIRICI OLMAYAN

Öte yandan cep telefonunun kötü kullanımı yanında bazı kavramların birbiri ile karıştırılması ciddi bir endişe ve tartışmaya neden oluyor. Bu karışıklıkların başında cep telefonunun yaydığı radyasyon ile kansere neden olan radyasyonun birbiri ile karıştırılması geliyor.

Radyasyon iki türdür; bunlardan biri iyonlaştırıcı olan diğeri de iyonlaştırıcı olmayan radyasyon. Çok yüksek enerjiye sahip olan iyonlaştırıcı radyasyon, içinden geçtiği ya da çarptığı maddedeki atomların parçalanmasına neden olur. İyonlaştırıcı olmayan radyasyon ise çok düşük bir enerjiye sahiptir ve içinden geçtiği ya da çarptığı maddede herhangi bir atom parçalanmasına neden olmaz.

Canlılar iyonlaştırıcı radyasyon ile karşılaşır ise, dokulardaki hücrelerin atomları parçalanır ve DNA kırılmalarına uğrar. Dolayısıyla da kanser geliştirirler. Kansere neden olan bu tür radyasyonun kaynağı; nükleer santrallar, atom bombası ve röntgen aletleri gibi radyoaktif madde kullanan aletlerdir.

Cep telefonu, baz istasyonu, radyo, televizyon, tüm elektrikli ev aletleri, trafolar ve benzeri tüm aletler çalışmaları sırsında iyonlaştırıcı olmayan ışınlar yayar. Bunlar genelde düşük enerjili ışınlardır. Cep telefonu ve televizyonun yaydığı ışınlar ise en düşük enerjili ışınlar olup bunlara radyo dalga adı verilir. Başka bir anlatımla bu aletlerin çalışırken etrafa yaydıkları ışınlar kanserojen ışınlar değildir.


Cep telefonu çalışırken radyo dalga alır ve gönderir. Radyo dalgalar ise çok zayıf enerjili zayıf ışınımlardır. Bu nedenle de cep telefonundan yayılan radyasyondan dolayı kanser oluşma olasılığı ihmal edilecek derecede düşüktür. Nitekim kullanımının yaygınlaşmasından günümüze kadar yapılan araştırmalarda cep telefonu ile kanserler arasından ciddi bir neden sonuç ilişkisi bulunamamıştır. Yalnızca oluşmuş olan beyin kanserlerinin seyrini hızlandırdığına ilişkin bazı yayınlar var ise de bu da kesinleşmiş değildir.

SAĞLIKLA İLİŞKİSİ

Cep telefonunun sağlıkla doğrudan dolaylı olmak üzere iki tür ilişkisi vardır. Doğrudan sağlık ilişkisi daha çok bu işle meslek /iş olarak uğraşanlarda görülen üreme işlevlerindeki bazı olumsuzluklar, kalp atımı bozuklukları ve yorgunluk gibi sonuçlardır. Cep telefonunda asıl tehlike dolaylı sağlık etkileridir. Bunların başında da bağımlılık ve kazalar gelmektedir. Cep telefonunun başta trafik kazaları olmak üzere tüm kazalar üzerinde önemli bir etkisi var. Trafik kazalarından her yıl 1 milyon 250 bin kişi ölüyor. Bunun beşte biri yani 250.000 kişisi direksiyon başında telefon kullanmaya bağlı kazalardan ileri geliyor. Cep telefonunun yanlış bilinen radyasyon etkisi, bu iki gerçeğin konuşulmasını gölgeliyor ve dikkatlerden kaçırarak gizli kalmasına neden oluyor.

ETKİNLİKLERİ AZALTIYOR

Bunlardan çok daha da önemlisi cep telefonu, sesli iletişimden daha çok internet ve yazılı iletişim için kullanılıyor. Cep telefonunun bağımlılık yapan, kazalara neden olan ve kişiler arası canlı iletişimi tıkayan özelliği de bu amaçla kullanımı. Cep telefonu insanlar arasında sanal ve sembollerle İletişimi ön plana çıkararak bir yandan dil atrofisine (küçülme) neden olurken öte yandan da. İnsanlar arası iletişim atrofisine neden olmaktadır. Sanal ortamda birbiri ile haberleşiyormuş algısı yaratan insanlar yıllarca birbiri ile canlı iletişime geçmediği halde ne bunu fark edebilmekte, ne de gereksinimini duymaktadır.

Benzer bir biçimde cep telefonunun avuç içi bilgisayar olarak kullanımı kerrat cetveli, sözlük kullanamayan zihinsel atrofili insanlar haline getirmektedir. Gazete ve kitap okuma etkinliklerini de çok azaltmaktadır.

Hepsinden de daha kötüsü aile içinden başlayarak her türlü yüz yüze ve canlı iletişimi ortadan kaldırmakta ve iletişim özürlü bir toplum oluşturmaktadır. Tüm bu olumsuzluklar, telefonun kötülüğünden değil, telefonun kötüye kullanımından kaynaklanmaktadır. Cep telefonu iletişimde kolaylık sağlayarak kültür ve medeniyetin gelişmesine büyük bir katkı verirken, öte yandan kötü kullanımı tam tersi bir etki yapmakta; aile, arkadaş ve sosyal iletişimi adeta bloke (engelleme) etmektedir. Önemli olan telefonun radyasyon etkisi değil, kötü kullanımı nedeniyle bağımlılık, trafik kazaları ve kişiler arasındaki aktif iletişimi bloklamasıdır. Daha da kötüsü aktif kullanılan kelime hazinesi ve zihin kullanımında atrofiye (küçülme) neden olmasıdır.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Peynir kanser hücrelerini öldürüyor mu? Kilo Vermek İçin Karaciğerinizi Temizleyin Canan Karatay’a canlı yayında şok soru! İnce çizgi ve kırışıklıklar nasıl önlenir?