Ana Sayfa
22 Ekim 2017 ( 844 izlenme )
Reklamlar

‘Cesur gazeteci’ Kübra Par, sorsana Tayyar’a Ergenekon kitaplarını kimin yazdırdığını!

Murat Şimşek yazdı…

Son günlerde Kübra Par isimli sunucu söyleşi yaptığı isimlere sorduğu “cesur” sorularla bir anda parladı. “Par” soyadı parlaklığından değil muhalif liderlere soru sorarken parmağını sallamasından geliyor olmalı. Zira soyadı Par değil Parmaksızoğlu. Hazır kısaltmışken “PR” yapsaymış soyadını bari hakkını verseymiş bu parlatma çalışmalarının. Evet, bu kadın nedense muhalefet temsilcilerine kendince “ters” sorular soruyor ve bizim ekranlarda cesur gazeteci görememiş insanımızın gözüne giriyor.

Akıllara hemen o soru geliyor, “Karşısında Erdoğan veya iktidardan başka bir isim olsa aynı şekilde soru sorabilir mi?”.

Bırakın Erdoğan’ı AKP’de “zurnanın son deliği” olamayacak Şamil Tayyar’a sorduğu soruları görünce bu sorunun da cevabını alıyoruz.

TAYYAR NEDEN RUBİN’İN AĞZIYLA KONUŞUYOR?

Şamil Tayyar rüzgarın estiği yöne göre savrulan bir şahsiyet. Daha önce DSP’den milletvekili aday adayı oldu. Dokuzuncu sıradan aday gösterilince adaylıktan geri çekildi. 2012 yılında o süreci “1999’da DSP’den adaylık teklifini, cemaatten dostlarımın telkiniyle kabul ettim, o dönemde ağırlıklı olarak DSP destekleniyordu” sözleriyle savundu. Bugünlerde “Cemaat karşıtı” açıklamalar yapsa da bulanıklıktan istifade ilk fırsatta FETÖ ağzıyla konuşmaktan çekinmiyor.

Şamil Tayyar, Habertürk gazetesinde yayımlanan söyleşide Ergenekon ve Balyoz kumpaslarını hatırlatıyor. “FETÖ, Ergenekon ve Balyoz’u sulandırdı” diyor.

“Türkiye, ‘FETÖ’nün alternatifi ETÖ’ gibi bir açmazla karşı karşıya” diyor. Hatta daha ileri gidip “Doğu Perinçek kurnaz bir adam. Devlet içinde FETÖ’den boşalan yere Perinçek tayfası yerleşmek istiyor” iddiasında bulunuyor.

Bu sözler bize biryerden tanıdık geliyor. Tayyar aynen neocon Michael Rubin gibi konuşuyor.

Şamil Tayyar bu kez kendini kelepçelettirmeden söyleşiyi tamamlayabildi…

ERGENEKON ÇÖPLÜĞÜNÜ EŞELİYOR

Melih Gökçek’i savunuyor. Ankara’yı Cemaat’e “parsel parsel” peşkeş çekmesini reddetmiyor, “arkeolojik kazı yapmayalım” diyor. “Hangimiz sevmedik FETÖ’yü çılgınlar gibi” demeye getiriyor. Ama kendisi değil arkeolojik kazı yapmak, çöplük hatta kanalizasyon karıştırıyor. Hemde artık FETÖ’cülerin bile çevresinden geçmeye utandıkları, savcılarının yurtdışına kaçtığı ya da kaçmaya çalışırken yakayı ele verdiği Ergenekon-Balyoz çöplüğünü karıştırıyor.

En son Rubin ile firari FETÖ’cüler “Ulusalcılar darbe yapacak”, “Perinçek orduya yerleşiyor” diye tweet atıyorlardı. Onları sallayan olmadı, Ergenekon-Balyoz çöplüğünden ekmek çıkmayacağını anladılarda yeni fitne alanları edindiler kendilerine.

Peki Zaman gazetesi yazarlarının dahi anmaya utandıkları Ergenekon-Balyoz kumpaslarını Tayyar neden sahipleniyor? Kübra bilmese bile biz Tayyar’ın karın ağrısını iyi biliriz.

‘ŞAMİL TAYYAR’IN KARIN AĞRISI’

Suçlu psikolojisini anlatan güzel bir terim vardır; “Bumerang korelasyonu”. Yani, “katil mutlaka cinayet mahaline geri döner.”

Tayyar’ın da Ergenekon-Balyoz çöplüğünde eşelenmesinin nedeni var. Boşa değil korkusu, enseleniyor tüm kumpasçılar. Daha dün Ergenekon savcısı kaçak mülteciler misali botla Yunanistan’a kaçmak isterken yakalanmadı mı?

Kuddusi Okkır, Abdülkerim Kırca, Berk Erden, Murat Özenalp, Cem Aziz Çakmak, Ali Tatar ve diğer kumpas şehitlerinin hesabı sorulmayacak mı?

Tayyar bununla da yetinmiyor, Hulusi Akar ve Yaşar Güler’in 15 Temmuz gecesi tutumunu tartışmaya açıyor. “O gece kararsız kaldılar, taraf değiştirebilirlerdi” diyor. Bu sözleriyle Sincan’da, Silivri’de organize şekilde komuta kademesini darbeci gösterip 15 Temmuz’un tiyatro olduğunu savunan FETÖ’cüleri aratmıyor.

KÜBRA PAR’IN SORAMADIĞI SORULAR

Madem “Cesur gazeteci” Kübra Par soramadı, o zaman akla gelen soruları biz soralım:

– Söyleşide sadece ilk yazdığın “Operasyon Ergenekon-Gizli Belgelerle Karanlık İlişkiler” kitabından bahsediyorsun. Oysa 2008 yılından başlayarak Ergenekon kumpasını destekleyen çok sayıda kitabın var. O kitapları neden gizliyorsun?

– “Operasyon Ergenekon-Gizli Belgelerle Karanlık İlişkiler” kitabını nasıl oluyor da Ergenekon tertibi başladıktan sadece 1 ay sonra yayınlıyorsun?

– Kitaplarının tamamı neden Cemaat’e yakın yayınevinde basıldı?

– Kitapların kitapçılarda hiç satmamasına rağmen nasıl bir organizasyon ve dağıtım ağıyla yüz binlerce “satış” rakamına ulaştı?

– Ergenekon kumpaslarında Zekeriya Öz ve Ali Fuat Yılmazer gibi isimlerle nasıl ilişkin oldu? Cemaatçi savcı ve polislerin yürüttüğü operasyonlar ve yazdığı dava dosyalarına nasıl ulaştın?

– FETÖ’cü savcı Zekeriya Öz, sana tanık koruma kapsamı içine alınman konusunda teklifte bulundu mu?

– Şemdinli olayları, Rahip Santoro cinayeti, Danıştay saldırısı, Hrant Dink suikasti ve Malatya’da işlenen Zirve yayınevi katliamı gibi FETÖ bağlantılı olan olayların tamamında neden hemen suçu Ergenekon’a atıp Cemaat’i akladın?

– Neden FETÖ kumpası olduğu ortaya çıkan “şike davasının” Mehmet Baransu ile beraber en ateşli savunucularından biri oldun?

– Erdoğan’ın ve partinizin de desteklediği “Şike yasası” olarak bilinen “Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Yasa”ya neden muhalefet edip Abdullah Gül’ün yasayı ikinci kez veto edip referanduma götürmesini istedin?

– Şemdin Sakık gibi PKK itirafçısının gönderdiği mektuptan yola çıkarak, Abdullah Öcalan ile Türk ordusunun komutanları arasında nasıl ilişki kurdun?

– Taraf gazetesi gibi Cemaat yayın organının “Dağlıca’yı Genelkurmay biliyordu” iddiasını neden kitaplarına taşıyıp Türk ordusu üzerinde şaibe yaratmaya çalıştın?

– Ergenekon ve Balyoz davalarını Cemaat’in sulandırdığını iddia ediyorsun ama bu davaları başlatan savcıların ve operasyonları yürüten Emniyet müdürlerinin FETÖ’cü olduğu ortaya çıktı. Bu nasıl sulandırmadır?

– Mehmet Baransu gibi sizinle aynı tarzda Ergenekon-Balyoz haberleri yapanlar şimdi FETÖ tutuklusu. Senin dışarda oluşunun sırrı nedir? Dokunulmazlık zırhı için mi her dönem milletvekilliği peşinde koştun?

– Taraf gazetesinden Neşe Düzel’e verdiğiniz söyleşide 12 Eylül 2006’da Diyarbakır’da yedisi çocuk on bir kişinin öldüğü PKK saldırısını neye dayanarak “Ergenekon yaptı” dedin?

– Yargıtay’ın Ergenekon ve Balyoz davasında “örgüt yok” diyerek davayı hem usul hem de esastan bozması üzerine yazdığınız yazılar ve kitaplardaki iddialar boşa düştü? Yargı kararlarına rağmen Ergenekon iddianızın arkasında mısın? Yoksa Ergenekon-Balyoz kumpasçısı hakim savcıların soruşturulmadığı ve Cemaat’in HSYK’da liste çıkardığı dönemde yargı daha mı bağımsızdı?

– Nazlı Ilıcak’la bir tartışmanızda 1999’da DSP’den adaylık teklifini, cemaatten dostlarımın telkiniyle kabul ettim” dedin. Kimdir o dostlarınız ve Cemaat’ten başka ne telkinler aldın?

– Hükümetten çok sayıda ismin FETÖ’cülerin kumpası olduğunu savunduğu Rus uçağının düşürülmesi olayının ardından neden “İnsanın bir Rus uçağı daha düşüresi geliyor” dedin?

– Ergenekon-Balyoz diye diye namuslu askerlerin tasfiye edilip FETÖ’cülerin orduya girmesine ve hızla yükselmesine neden oldunuz. O FETÖ’cüler 15 Temmuz’da hain bir girişimde bulundu. Yaklaşık 250 insan hayatını kaybetti. Hadi “ulusalcı”, “Kemalist” dediklerinize kurduğunuz kumpas umurunda değil. 15 Temmuz şahitlerinden utanmıyor musun?

Aydınlık

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Darbecilerin telsiz konuşmaları ortaya çıktı PKK, Barzani ve Talabani birlikteliği dağıldı! Peşmerge ağlayarak çekildi CHP'li Çiçek: FETÖ-AKP işbirliği de sorgulanacak Atatürk'ün ölümsüzlüğe uzanan yaşam öyküsü