Reklamlar

Deliliğin en iyi anlatıldığı 23 film

Delilik ve ruhsal sorunlar, sinemanın üzerine en çok durduğu temalardan. İşte psikolojik rahatsızlıkların, deliliğin ve psikopatolojinin en iyi işlendiği 23 film;Delilik ve ruhsal sorunlar, sinemanın üzerine en çok durduğu temalardan. İşte psikolojik rahatsızlıkların, deliliğin ve psikopatolojinin en iyi işlendiği 23 film;

A Beautiful Mind (Ron Howard, 2001)
– Bunu akılla çözemezsin!

– Neden? Niye çözemem!

– Çünkü aklın zaten problemin yuvalandığı yer!

Cehennem birçok insan için farklı tanımlardadır. Stephen King örneğin, deja vu temalı öyküsünde (That Feeling, You Can Only Say What It Is in French) cehennemi “sonsuz tekrar” olarak tahayyül ettiğini söyler.

Bana göre cehennem, tam olarak John Nash’in yaşadığı şeydir. Yaşam ile bağlantısını akıl üzerine kurmuş, aklı ile başarılar kazanmış bir insanın tek güvendiği hazinesini kaybettiğini görmesi bir tarafa, kişinin yaşamaya devam etmek zorunda oluşudur. Her saniyesinde kaygı, her hareketinde beynine hücum eden binlerce, yüzbinlerce veri ve bununla ömrünün kalanını geçirmek zorunda olmak. Şizofreni, beynin bir nevi DDoS saldırısına uğramasıdır.

Oysa bunu anlayana değin, yani o verilerin sistematik bir düzende olmadığını, sadece sayılamayacak çoklukta kanserli düşünce olduklarını anladığı zamana kadar Nash için hayatta başarılacak çok şey vardır. Hepsini geride bırakmak zorunda kalır. Gelecek vaat eden parlak bir akademisyenden ders çalışmaya çalışan sakar bir çömez konumuna düşmeyi göze alır Nash. Bunu ona yaptıran aklı, planları değildir. Kalbini dinlemesidir. Ait olduğu yere kendisini götürecek olan kalbini.

Oyun Teorisi‘nin sahibi ünlü matematikçinin hayatını konu alan filmde, Bayan Nash eşine şöyle der: “Çözümü araman gereken yer aklın değil. Sorun aklında da olsa çözümü bulabilirsin. (Elini kocasının kalbine götürerek) Bunun rehberliğinde.”

Nash öyle yapar. Bu sayede hikayesi insanlık tarihine uğur olur.

Reklamlar
22 Eylül 2017
Reklamlar