Ana Sayfa
11 Eylül 2017 ( 338 izlenme )
Reklamlar

FETÖ'CÜ SUBAYIN BELGELİ DARBE İTİRAFI l

28 Temmuz 2016 günü saat 11.00 sıralarında Ankara Ayaş Polis Merkezine özel bir kargo şirketinde çalışan A.Y. ve U.D. isimli iki vatandaş geldi. 

Hacı Recep Mahallesi, Fatih Sultan Mehmet Caddesi No:12 Ayaş/Ankara adresli, alıcısı Müslim Macit olan bir kargo geldiğini, kargoyu teslim etmek için adrese gittiklerinde kargoyu teslim ettikleri şahsın belinde (2) adet silah gördüklerini belirttiler.



Bu ihbar üzerine harekete geçen emniyet personeli, şahsın yakalanabilmesi ve bahse konu adreste arama yapılabilmesi için Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan gerekli izni alarak Müslim Macit'in kayınbabası olduğu belirlenen Ali İğci üzerine kayıtlı adrese intikal ettiler. Gelen polislere kapıyı Macit'in kayınvalidesi Selvet İğci açtı. Müslim Macit'i evde bulamayan polisler, ellerinde bulunan gözaltı ve arama kararını göstererek evde arama yaptılar.



Yapılan araştırma sonucu Müslim Macit'in kendisine ait 06 JOR 47 plakalı araç ile hareket halinde olduğu bilgisi alındı. Saat 19.00 sıralarında MOBESE kamerasına takılan ve seyir halinde olan araç hakkında gelen bilgiyle birlikte Macit'in kayınbabası Ali İğci üzerine kayıtlı olan Hacı Recep Mahallesi, Fatih Sultan Mehmet Caddesi No:12 Ayaş adresine geri döneceği değerlendirilerek yeniden ihbarın yapıldığı adrese gidildi. Saat 19.30 sıralarında söz konusu adresin kapısı çalındı ve kapıyı Müslim Macit'in açmasıyla birlikte Macit, 28 Temmuz 2016 akşamı göz altına alındı.



29 Temmuz 2016 günü Ankara Emniyeti KOM Daire Başkanlığı'na teslim edilen Müslim Macit, aynı gün mevcutlu olarak Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına getirilerek müdafi Avukatı Sedat Artuger eşliğinde 29 Temmuz 2016 akşamı saat 18.45 sıralarında ifadesinin alınma işlemi gerçekleşti.


FETÖ İLE LİSE YILLARINDA TANIŞTIM

İfadesine öz geçmişini anlatarak başlayan Müslim Macit, Fethullahçı Terör Örgütü ile ilk temasını şu şekilde anlattı.

"ÇPL'nin (Çok Planlı Lise) son sınıfındayken aynı sınıftaki Tahir isimli arkadaşım bana abilerin bulunduğu evlerin olduğu ve oralarda ders çalıştığını söyleyerek beni de davet etti. Bende kabul ettim ve benimle birlikte soyadını hatırlayamadığım Alparslan ve Ramazan Keloğlan birde beni davet eden soyadını bilmediğim Tahir arkadaşım toplam 4 öğrenci evlere gidip ders çalışıyorduk. Gittiğimizde kendisine abi dediğim şahıs isminin Mehmet olduğunu ve otomotiv okuduğunu söylüyordu. Eve gittiğimizde Kur'an okuyor, Namaz kılıyor ve ilk gittiğimiz zamanlarda İslam tarihi ile ilgili videolar izlettiriyorlar, sonradan sonraya Fetullah Gülen'e ait video kayıtları izlettiriyorlardı."



Örgüt ile ilk temasını bu şekilde anlatan Macit, lise son sınıfta üniversite sınavlarına hazırlandıkları dönem kendisini ilk kez örgütle tanışmasını sağlayan Tahir ve Alparslan isimli arkadaşlarının artık bu eve gelmeyi bıraktıklarını, sonraki süreçte de Ramazan Keloğlan ile birlikte bu eve gitmeye devam ettiklerini söyledi. 

"RAMAZAN İLE BİRLİKTE HARP OKULUNA GİRDİK"

Ramazan Keloğlan ile birlikte örgüt evine gitmeye devam eden Müslim Macit, Hava Harp Okulunu kazanma ve okula kayıt yaptırma sürecini ise şu şekilde anlattı.

"2004-2005 eğitim-öğretim yılıydı. Lise son sınıfta üniversite sınavına girmeden beni götüren Tahir ve Alparslan bu evlere gelmeyi bıraktılar. Ben ve Ramazan Keloğlan gitmeye devam ettik ve ÖSS'ye girdiğimizde ikimizde Harp Okulunu kazandık. Bu aşamadan sonra Mehmet yani abi dediğimiz şahıs ikimizide ayrılmayalım diye Hava Harp Okuluna yönlendirdi. Harp Okulu mülakatlarına girmeden önce kayıt esnasında annemin ve ablalarımın başı kapalı olduğu için başı açık aile fotoğrafı çektirmem gerektiği abi tarafından söylendi. Ayrıca mülakata girmeden öncede, çıkabilecek sorular hakkında  ne tür cevaplar vereceğimiz konusunda tembihlerde bulundular. 2005 Eylül ayında arkadaşım Ramazan ile İstanbul Hava Harp Okulu 1. Sınıfa başladık."



"HARP OKULU BİTENE KADAR ÖRGÜTLE TEMASIMIZ DEVAM ETTİ"

2005 yılı Eylül ayında İstanbul Hava Harp Okulu'na başlayan Müslim Macit, okuldan mezun olana kadar bir çok örgüt abisine bağlı olarak hareket etti. Macit, o günleri detaylarıyla şöyle anlattı.

"İstanbul Hava Harp Okulu 1. Sınıfa başladığımızda Ankara'daki abi Mehmet bizi İstanbul'da bizden sorumlu olacak Mustafa isimli abiye teslim etti. Bu abiyle biz Beylikdüzü'nde adresini tam olarak bilmediğim bir eve buluşarak gidiyorduk. Arkadaşım Ramazan Keloğlan okula başladıktan 3 ay sonra istihbarat sorgulaması neticesinde atıldı (Amcası DHKPC üyesi olduğu için). 2006 yılında 2. Sınıfa başladığımda Mustafa isimli şahıs sınıf arkadaşım olan Abdullah Özen ile birlikte bizimle ilgilenmeye başladı. Bir süre sonra Mustafa bizimle görüşmeyi bıraktı. Abdullah'ın görüştüğü Fatih isimli abi bizimle görüşmeye başladı. Fatih isimli abi de 2. Sınıfın sonuna doğru bizi Halil İbrahim isimli şahsa devretti. Bu süreçte Halil İbrahim'in de üstü olan Tahsin isminde bir abi ile tanıştırıldık. Tahsin isimli şahsın Harp Okulu veya Filo abisi olacağını tahmin ediyorum. Tahsin ara sıra geldiğinde okulda olup biten hakkında sorular soruyor okuldaki davranışım hakkında bilgi veriyordum. Harp Okulunun sonuna kadar Tahsinle görüşmem devam etti"




"ABDULLAH İLE BANA KURMAYLIK SORULARINI VERDİLER"

2009 yılında Hava Harp Okulu'ndan mezun olan Müslim Macit, 2. Sınıftan itibaren aynı hücre evinde faaliyet yürüttüğü Abdullah Özen ile yine ayrılmadı. Pilotaj eğitimi için İzmir Çiğli'ye Abdullah ile birlikte gittiklerini anlatan Macit, 2009-2015 yılları arasında FETÖ ile devam eden ilişkisini kayıtlara şöyle geçirdi.

"2009 yılının yaz ayında Abdullah ile birlikte İzmir Çiğli'ye pilotaj eğitimi için gittik. Bize Çiğli'ye gitmeden önce orada kiminle irtibat kuracağımız söylendi. Bize verilen iletişim numarasını ankösörlü telefondan arayarak Yavuz isimli bir şahıs ile görüştüm. Yavuz bizi Cem isimli bir abiyle tanıştırdı. Cem isimli şahsın yardımıyla bir ev kiraladım. Cem'de bizi bizden sorumlu olacak Yamanlar Koleji'nde Tarih öğretmeni olan Hasan isimli abi ile tanıştırdı. Hafta sonları Abdullah ile kiraladığımız bu evde Hasan isimli abi ile buluşuyorduk. Konya iline gittiğimiz 2010 yılının Kasım ayına kadar görüşmemiz devam etti. 2010 yılı Aralık ayında Konya 3. Ana Jet Üssü'nde göreve başladıktan sonra Yusuf isimli abi ile görüşmeye başladık. 2011 Eylül ayında tayinim Akıncı 4. Ana Jet Üssü'ne çıktı. Konya'daki Yusuf isimli şahıs beni Ankara'da Melih kod adlı abi ile tanıştırdı. Melih kod isimli bu abi ile 2013 yılının sonuna kadar Keçiören'de kendisine ait evinde görüştük. Sonrasında Serdar Kod isimli şahışla görüşmeye başladım. Görüşmelerime hala Abdullah isimli arkadaşımla gidiyordum. 2015 yılında bizimle Hakan ismindeki şahıs ilgilenmeye başladı. Ramazanla birlikte görüştüğümüz Hakan isimli şahısın yanında Mahmud Kod isimli bir şahısta geliyordu. 2015 yılının Aralık ayında Kurmaylık sınavımız vardı. Sınavdan 1 hafta önce Mahmud Kod isimli şahıs yanında Selim isimli bir şahısla Barıştepe Mahallesi Mehtap Caddesi No:9/9 adresine geldi. Abdullah ile bana uzun bir yemin ettirerek şifresi kağıtta yazılı bir SD kart içinde sınavda çıkacak soruları verdi ve sadece sınavı kazanacak şekilde soruları cevaplayın dedi. 22-25 Aralık 2015 tarihinde girdiğimiz kurmaylık sınavında Abdullah ile birlikte 88-90 puan alarak sınavı kazandık."






"UÇAKLARA BOMBARDIMAN EMRİ SABAHA KARŞI SONA ERDİ."

Lise yıllarından ihanetin yaşandığı 15 Temmuz 2016 gecesine kadar FETÖ ile olan ilişkisini bu şekilde anlatan Müslim Macit,darbe girişiminin yaşandığı geceden bir gece önce saat 00.00 sıralarında kendisini Binbaşı Mehmet Fatih Çavur'un aradığını ve kendisiyle birlikte Üsteğmen Adem Kırcı ile Üsteğmen Mehmet Çetin Kaplan'ı evine çağırdını söyledi. 15 Temmuz gecesi Akıncı (Mürtet) Üssü'nden kalkan F-16'ları ve bombardıman sürecini de şu şekilde aktardı.

"Binbaşı Mehmet Fatih Çavur bize 15 Temmuz 2016 günü bir harekat olacağını, bu harekatın gizli kalması gerektiğini, bu harekata katılıp katılmayacağımızı sordu. Bizde bu harekatın Binbaşının imalarından terör harekatı olacağını düşünerek kabul ettik. 15 Temmuz 2016 günü şahsi silahlarımız yanımızda olarak saat 16.00'da 141. Filoda olmamız gerektiğini söyledi. Ertesi gün 3 arkadaş 141. Filoda Mehmet Fatih Çavur Binbaşı ile gazinoda görüştük. Saat 19.00 sıralarında Yarbay Hakan Karakuş (Akın Öztürk'ün damadı) o gece uçacak olan benimle birlikte 16 kişiyi yeni yapılan gazinoya çağırdı ve harekat hakkında bilgi verdi. Uçuşların doğuya olacağını, yakıt sorunu olmayacağını, tanker uçağın havada olacağını söyledi. Toplantının ardından dağılarak haber bekledik. Tekrar çağrıldığımızda ilk uçacak ekip biri hava-yer biri hava-hava olarak belirlendi. Hava-Yer görevinde uçacak 4 uçak vardı. 1 numara Yzb. Aydoğdu arkasında Bnb. Azimetli, 2 numara Ütğm. Kaplan arkasında Ütğm. Koral, 3 numara Yzb. Kaygusuz, 4 numarada ben uçacaktım. 3 ve 4 numara tek uçacaktı. Saat 22.30-23.00 sıralarında koordinatların havada verileceği söylenerek 1 ve 2 numaraya kalkış emri verildi. Yzb. Kaygusuz'un DESK bölgesinde koordine görevinden dolayı biz uçamadık. Bende DESK bölgesinde Kaygusuz ve Tosun yüzbaşıya yardımcı olduyordum. Yzb. Tosun, 143. filodan sanırım Alb. Ahmet Özçetin'den aldığı koordinatları telsiz ile uçaklara iletiyordu ve atış serbest diyerek bombalama emri veriyordu. Tosun Yüzbaşı benden uçaklar için JDAM mühimmatlarının atılması için gerekli olan kriptoları DTC'ye yüklememi istedi. Bizde Ütğm. Mustafa Konur ile birlikte bu kriptoları yüklemeye çalıştık. 2 DTC tam olarak yüklendi. Uzun süre çalışmamıza rağmen diğer DTC'leri yükleyemedik. Yine destekteyken Bnb. Çavur benden muharebe yönetim sistemini çok iyi bildiğim için benden Genelkurmay Başkanlığı'nın koordinatlarını istedi. Bende sistemden hemen çıkarıp verdim ve sonrasında Tosun yüzbaşının telsiz ile Genelkurmay Başkanlığı üzerinden yakın geçiş yapılması emri verdiğini duydum. Tosun Yzb. ve Bnb. Çavur yine benden TBMM, TÜRKSAT, Külliye, Jandarma Genel Komutanlığı, Kızılay Meydanı gibi yerlerin koordinatlarını istediler bende yardımcı oldum. Havadaki uçaklara talimatları Tosun Yzb. iletiyordu. Duyduğum talimatlar, Polis harekat bölgesine, meclise, TÜRKSAT'daki antene atış serbest şeklindeydi. Kızılay ve Genelkurmay üzerinden de alçak uçuş talimatı verildi. Sabaha karşı elektrikler kesilinceye kadar talimatlar devam etti."





Müslim Macit, o gece Akıncı (Mürtet) Üssü'nde yaşananları ilk ifadesinde işte bu şekilde aktardı.

"ABİ"Sİ ONU O "ABİ"SİNİ TEŞHİS ETTİ

Müslim Macit, 29 Temmuz 2016 gecesi Ankara KOM Daire Şubesi'nde verdiği ifadesinin ardından "Gördüğümde tanırım"dediği Mahmut ve Hakan Kod isimli "Cemaat abilerini"kendisine gösterilen 13 kişilik fotoğraf arşivinden teşhis etti. Macit tarafından teşhis edilen Mahmut Kod isimli şahıs Mehmet Ayan, Hakan Kod isimli şahıs ise Hüseyin Ediş olarak kayıtlara geçti. 



Müslim Macit'e yaptırılan fotoğraf teşhis işlemi aynı şekilde gözaltına alınan Hakan Kod Hüseyin Ediş'e de yaptırıldı. 1 Ağustos 2016 gecesi saat 01.50'de sona eren teşhis işlemi kayıtlara şu şekilde geçti.

"Bana gösterilen içerisinde 94 şahısın bulunduğu "TEĞMENLER ALBÜM-1" isimli klasör içerisinde; Kod ismini Fatih olarak bildiğim gerçek isminin ne olduğunu bilmediğim şahıs 29. sırada bulunan şahıstır, Kod ismini Uğur olarak bildiğim gerçek ismini bilmediğim şahıs 89. sıradaki şahıstır, ayrıca bu şahıslarla birlikte 1-2 kez gördüğüm şahıs ise tam emin olmamakla birlikte 70. sırada bulunan şahıstır." 




FETÖ'nün "Mahrem Hizmetler" biriminde "Hücre Abisi" olarak faaliyet yürüten Hüseyin Ediş'in teşhis ettiği 29. Sıradaki Fatih KOD Ertuğrul Cihat Sungur, 89. Sıradaki Uğur KOD Uluç Hüseyin Hançer ve 70. Sırada bulunan şahıs ise Müslim Macit. Macit gibi Uluç Hüseyin Hançer de kendileriyle ilgilenen Hüseyin Ediş'i, Ediş'in kendilerini teşhis ettiği 1 Ağustos 2016 tarihinden 6 gün önce 26 Temmuz 2016 günü saat 11.40'da teşhis etmişti.



Müslim Macit, Ankara'da 2015 yılından itibaren kendisiyle ilgilenen "Abisi"ni teşhis ettikten sonra, 2 Ağustos'u 3 Ağustos 2016'ya bağlayan gece saat 00.10'da İstanbul Hava Harp Okulu 2. Sınıftan itibaren aynı hücre evlerinde birlikte faaliyet yürüttüğü Abdullah Özen'i de teşhis etti.



Teşhis işlemi sona eren Müslim Macit, aynı gün yeniden savcılığa getirildi. Savcılıkta işlemleri sona eren Macit, tutuklanma talebiyle sevk edildiği Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 3 Ağustos 2016 günü tutuklanarak cezaevine gönderildi. 



VİCDANI İZİN VERMEDİ VE İTİRAF ETTİ

3 Ağustos 2016 tarihinde tutuklanan Müslim Macit'in 2016/21441 no'lu soruşturma kapsamında yeniden ifadesi alındı. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cumhuriyet Savcıları Mehmet Yılmaz ve Alaadtin Akdere tarafından müdafi avukat Nurgül Tuba Yaraş huzurunda ifadesi alınan Macit, vicdanına yenilerek ilk ifadesinde eksik bilgi verdiğini ve o gece 4 numara olarak uçuş yaptığını söyledi. Macit, 15 vatandaşımızı Şehit ettiğini itiraf ederek bombalama olayının tüm detaylarını anlattı.

"İlk ifademde savcı beye o gece uçmadığımı söylemiştim ancak darbe girişiminden sonra 14 gün dışarda kaldım. Dışarıda televizyon izlediğimde haberlerde benim attığım bomba ile insanların öldüğünü öğrendim. Bunu kimseye söyleyemedim o nedenle gizledim."



Macit, ilk ifadesinde belirttiği 14 Temmuz 2016 gecesi Bnb. Mehmet Fatih Çavur'un evinde gerçekleşen toplantı ile 15 Temmuz akşamı saat 18.00 sıralarında Yb. Hakan Karakuş'un (Akın Öztürk'ün damadı) gece uçacak 16 pilot ile gazinoda gerçekleştirdiği toplantıyı aynı şekilde aktardı. Gece yapılacak uçuş hakkında bilgilerin ilerleyen saatlerde verileceği söylenerek dağıldıklarını söyleyen Macit, bir süre sonra yeniden toplanmaları için talimat geldiğini ve bu talimat üzerine brifing salonunda yeniden toplandıklarını anlattı. Macit, ifadesine şöyle devam etti.

"Brifing salonunda toplandık. Toplantıda Balıkçı Yarbay, Karakuş Yarbay, Çavur Binbaşı, Koral Yüzbaşı, Özgür Ötgün, Yorulmaz Yüzbaşı, Kaygusuz Binbaşı, Azimetli Binbaşı, Ekrem Aydoğdu, Uğur Uzunoğlu, İlker Hazinedar, sonradan Hüseyin Türk geldi. İlk önce Hasan Hüsnü Balıkçı konuştu. 'Bizim isim listemiz ellerinde, hepimizin isim listesi var. Bazı generaller alınmaya başladı. Sonra tek tek bize gelecek. Bu işi bugün yapmamız gerekiyor. Onlardan önce davranmamız gerekiyor.' dedi. Ben bu konuşmalardan 'Hizmet Hareketi'nin hükümet tarafından hedef alındığını, ordudan atılacağımızı, cemaatçi olan arkadaşların buna karşı koymaya çalıştıklarını, kendiminde cemaatten olduğum için oraya çağırıldığımı düşündüm."






Brifing salonunda gerçekleşen bu toplantının sona ermesinin ardından son planlama yapılmış ve darbecilerin harekete geçme vakti gelmişti. Müslim Macit, bir süre sonra Yarbay Balıkçı'nın elinde koordinat listesiyle geldiğini belirterek ifadesine devam etti.

"Balıkçı Yarbay, 'Elimde koordinat listesi var hedefimiz bunlar olacak, bu koordinatların havacıların kullandığı koordinata çevrilmesi gerekiyor. En küçük rütbeli kim?' diye sordu. Ben de benim dedim. Bu sırada Çavur Binbaşı ilk uçacakların listesini okudu. Koordinatları çevirip hedefleri belirlemem için liste bana verildi. Listeyi alıp birtane bilgisayar buldum. Karasal sistemde gelen koordinatları havacılık sistemine çevirmeye çalıştım. Ancak bilgisayar arızasından dolayı çeviremedim. Durumu Balıkçı Yarbay'a anlattım. Kim olduğunu hatırlamıyorum ama birisi, 'Ahmet Özçetin'in emri kalkın kalkın ilk uçuş yapılacak koordinatlar havada verilecek.' dedi. Bunun üzerine ilk uçuş için Azimetli, önünde Ekrem Aydoğdu, Erkan Koral ve önünde de Mehmet Çetin Kaplan olmak üzere havalandılar. Renkli fotokopi halinde gelmiş resimler vardı. Bu resimlerin bir tanesinde Gölbaşı Özel Harekat, MİT ve Gölbaşın'daki başka yerlerin koordinatları belirtilmişti.




Bunlardan yararlanarak koordinatları çıkardım ve bir liste halinde DESK'e koydum. Uçuşa gidenler de fotokopiyle çoğaltılan bu listeden aldılar."




"KOORDİNATLARI KARAKUŞ VERDİ, GÖREREK ATIŞ YAPTIM"

İhanet gecesi Akıncı (Mürtet) Üssü'nde yaşananları tüm detaylarıyla anlatan Müslim Macit, 15 vatandaşımızın Şehit olduğu bombalama sürecini ve ilk ifadesinde söylemediği fakat sonraki günlerde vicdanına yenik düşerek itiraf ettiği uçuşunu da şu şekilde anlattı.

"Sabaha karşı elektrikler kesildi. Biraz uyumaya gittim. Tosun Yzb. beni çağırdı ve uçuşa gitmemi söyledi. Normalde biz ikili kol halinde uçarız ama Tosun ve Kaygusuz Yzb. bana tek başına uçacaksın dediler. Uçağa 141. Filonun B havuzundan bindim ve havalandım. Havalandıktan 5 dakika sonra Yıldız radarından 'Yaptığınız uçuş illegal, BHMM talimatı dışında kalkan uçak inin' diye uyarı yapıldı. Gece boyunca kalkan diğer uçaklara da bu uyarı yapıldığı için dikkate almadım. Verilen koordinatı uçağa girdim. Jandarma Genel Komutanlığı'nın önünü gösteriyordu. Benim uçağımda Sniper Pod yoktu 20.000 fitte uçtum. Telsiz filoda çalışmadığı için Yarbay Karakuş kuleden koordinat üzerinde beklemeye devam et talimatı sonra vereceğiz dedi. Sonra hedeflerini veriyoruz diyerek bana görerek talimatlarda bulundu. 'Koordinatın yanındaki kavşak, Caminin önü, koordinatın batısı' diye tariflerde bulundu. Ben batıda bir şey yok diyince diğerlerine atış serbest dedi. Kavşağa bir tane MK 82 görerek ve dalarak atış yaptım. Kuleden Karakuş ile irtibat halindeydim. Caminin yanına da bir bomba attım. 



Daha sonra Erzurum'dan kalkan uçaklar beni önlemeye geldiler. Beni uyararak üssü geri dönmem gerektiğini belirttiler. Uçtuğum uçakta başka uçakların bana kitlendiğini gösteren sistem yoktu. Muhtemelen diğer uçaklar bana kitlenmişti. Bunu yakın uçmalarından anladım. Durumu Karakuş Yarbay'a bildirdim. Karakuş Yarbay inmemi söyledi. Bende bunun üzerine üsse geri döndüm."



"KONTROLLÜ DARBE" ALGISI VE FETÖ

15 Temmuz 2016 gecesinden bugüne 1 yılı geride bıraktık. Bu süre içinde yürütülen soruşturmalar, hazırlanan iddianameler ve görülen davalar, FETÖ ve örgütün elebaşı Fetullah Gülen'in ne kadar alçak ve hain olduğunu ortaya koymakta. O gece Akıncı (Mürtet) Üssü'nde bizzat darbeyi koordine eden Kemal Batmaz, Harun Biniş, Nurettin Oruç, Hakan Çiçek gibi siviller başta olmak üzere darbe girişimine katılan FETÖ'cülerin Gülen ilişkisi her geçen gün belgelerle göz önüne serilmekte. İşte bunlardan birtanesi de Üsteğmen Müslim Macit. Macit şuan sadece darbeye teşebbüs eylemiyle yargılanmıyor. Macit, aynı zamanda 15 vatandaşımızı Şehit ederek öldürmek suçuyla da yargılanıyor ve "Etkin Pişmanlık Yasası"ndan faydalansa dahi hayatı boyunca cezaevinden çıkamayacak. Ardında, sadece Şehit olan 15 vatandaşımızın eşleri, çocukları, anne-babası ve sevdiklerini acı içinde bırakmadı. Aynı zamanda kendi eşini, ailesini ve henüz hiç birşeyin farkına varamayan 3 yaşındaki kızını da babasız bıraktı. 

İşte Fetullah Gülen ve örgütü, bu kadar alçak bir topluluk...

Fetullah Gülen denen vatan hainine, 15 Şehidin ailesi ve hayatı boyunca baba hasreti çekecek olan Müslim Macit'in 3 yaşındaki kızının AHI, YETER DE ARTAR BİLE...

http://www.fetomonitor.com/faaliyetleri/feto-cu-subayin-belgeli-darbe-itirafi-h6763.html

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

KAMER GENÇ : BU FETHULLAH, BAŞIMIZA BELA OLACAK Dağları titretti, düşmanı titretti ve işbirlikçi hainlere şunu dedi: "Allah sizin gibi hainleri ıslah etmek için benim gibi bir zalim yolladı" Türkiye'de bir ilk! Güvenlik nedeniyle ismi açıklanmıyor Ölürüm Türkiyem