Ana Sayfa
16 Ağustos 2017 ( 132 izlenme )
Reklamlar

FETÖ’nün kalemlerine Cumhuriyet sahip çıktı

Cumhuriyet gazetesi yazarı Aydın Engin bugünkü köşesinde FETÖ’nün medya yapılanması soruşturmaları kapsamında tutuklanan sözde ‘gazetecilere’ sahip çıktı.

Engin, FETÖ soruşturmalarından dolayı tutuklananları gazeteci olarak tanımlarken, “Görüşlerini açık açık yazmışlar; gizlileri saklıları kalmamış. Gazete yöneticisi iseler izledikleri yayın çizgisinin de gizlisi saklısı yok. Yaptıkları her şey kamuoyu önünde yapılmış.” ifadelerini kullandı

İşte Aydın Engin’in ”Farklı düşünüyorsan geber” başlıklı yazısının ilgili bölümü;

“Tutuklat, hapse tık ve unut…

AKP’nin Reis’inden de iktidarından da bu konuda hukuka, temel insan haklarına, altında Türkiye’nin imzası olan uluslararası sözleşmelere uymasını beklemekle ölü gözünden yaş beklemek arasında fark yok.

Zaten bu bağlamda AKP iktidarından bir beklentimiz de yok.

Peki ama, kimi kez basılı gazetelerde ama ille de sosyal medya denen bir yanı özgürlükse, bir yanı da çürümüş su kokan bataklıkta yazıp çizen, ahkâm kesenler var. Kendini ilerici, demokrat, sosyalist, Marksist, en çok da devrimci olarak tanımlıyorlar ve kendinden farklı düşünenlere, evet sadece farklı düşünenlere karşı acımasızlığın, ilkel intikamcılığın batağında pervasızca klavye parmaklıyorlar.

Suçlamaktan çok bir soruyu tartışmaya açmaya çabalıyorum.

Birkaç örnek üstünden gidersek bir gazete yazısının sınırları içinde kalabiliriz.

Rastgele ve ilk ağızda aklıma gelenleri sayıyorum: Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan, Mehmet Altan, Murat Aksoy, Ali Bulaç, Mümtazer Türköne.

Sevenleri var. Sevmeyenleri de. Hangileri daha çok. Bilmiyorum. Ölçecek bir terazim de yok.

Bunlar gazeteci. Görüşlerini açık açık yazmışlar; gizlileri saklıları kalmamış. Gazete yöneticisi iseler izledikleri yayın çizgisinin de gizlisi saklısı yok. Yaptıkları her şey kamuoyu önünde yapılmış.

Görüşlerine katılmayabilirsiniz. İzledikleri yayın çizgisinden nefret edebilir, hatta okurların bilinçlerini bulandırdıklarını, daha da ileri gidip zehirlediklerini söyleyebilirsiniz.

Kendi ideolojik tercihleriniz bağlamında haklı da olabilirsiniz.

Ama yukarıda bazılarının adlarını sıraladığım çok ama çok sayıda meslektaşlarım şu anda hapiste. AKP iktidarının susturma yöntemi onlara uygulandı.

Yani: Tutuklandılar, hapse tıkıldılar ve orada kasıtlı olarak unutuldular…

Sizce bu kişiler, görüşlerine ne kadar katılmıyorsanız katılmayın hapse tıkılmalı ve orada tutulmalı mıdırlar?

Onların görüşlerine katılmadığınız halde hapsedilmelerine, tutuklulukların ağır bir cezaya dönüştürülmesine seyirci kalmak AKP iktidarının “katıksız suçuna” katılmak değilse nedir?

“Ama o da zamanında şöyle yazmış, böyle demiş, şunu savunmuştu” demek özgürlükleri ve hukuku savunan birine onur kazandırır mı?

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bölücü referanduma yeşil ışık Esnaf direndi ama olmadı! Böyle görüntülendi Saffet Sancaklı: 4 büyükler yakında küme düşürülecek Adanalı canlı bombayı yakaladı linç etti!