Ana Sayfa
11 Şubat 2018 ( 171 izlenme )
Reklamlar

Güneş Erkul: Türk ordusu terörün kalbine yürüdükçe saldırılar artıyor!

Türkiye, devlet içindeki FETÖ denen ihanet şebekesinin desteğiyle kentlerimizin merkezinde kitlesel katliamlar gerçekleştiren terör örgütlerinin, meydanımıza, mahallemize kadar ulaşan terör eylemlerinin, özetle bölücü terörün merkezi, varlığımıza, birliğimize, dirliğimize, bütünlüğümüze, geleceğimize en büyük tehdit haline gelen Suriye’nin kuzeyinde İsrail için açılmak istenen enerji koridoruna 24 Ağustos 2016’da “Fırat Kalkanı harekatı” ile ilk ve önemli darbeyi vurmuş, terörün kollarından birini kesmişti…

Bu antiemperyalist harekata ABD emperyalizmi; “Soylu Mızrak Operasyonu” ile ve, yönettiği terör örgütlerinin ve Türk devletinin içinde sızdırdığı FETÖcü ajanlarının işbirliğiyle gerçekleştirdiği, Türk devletine meydan okuma amaçlı terör eylemleriyle yanıt vermişti. Açılım döneminde teröre ve arkasındaki emperyalizme teslim olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin artık yüzleşmek, ayağa kalkmak ve direnmek zorunda kaldığı topyekün bir istila harekatı vardı.
Terör örgütleri maşa yapılarak, maşayı tutan küresel emperyalistlerin istila planıydı bu…FETÖ’cüler devletin güvenlik birimlerinden söküp atıldıkça vatanımız daha güvenli hale gelmekteydi…

Büyük Ortadoğu Projesi, Esad ve arkasındaki Rusya, İran, Çin gibi yeni dünyanın yeni denge unsurlarının başarılı direnişiyle paramparça edilmişti...Ortada BOP kalmayınca BOP eşbaşkanlığı da kalmayacaktı…Emperyalistlerin tarihi hezimetinin faturası Türkiye’ye kesilmek isteniyordu…Bölücü açılım yaptıkça, AB emperyalizmine ödünler verdikçe “Demokrat” diye göklere çıkarılanlar, küresel güçlerin çıkarlarına ters düştükçe “diktatör” olarak adlandırılmaya başlandı…Kullanım süresi bitenler artık kötüydü ve kötüden kurtulmak için “kötünün iyisi” getirilmeli, en önemli ülke yitirilmemeliydi…

Aldatılanlar, kullanılanlar, küresel mafya tarafından bileti kesilenler, devlete sığındılar, bayrağa, Türk ordusuna sığındılar…Onları koruyacak en güvenli liman devlet kaldı, devleti korumak için, şahsi emelleri için işbirliği yaptıkları müstevlilere ortak ettikleri devleti harekete geçirdiler…

Terör hendeklere gömüldü, işgal edilen kentlerimize yeniden bayraklar çekildi…
Terörün partisine operasyonlar başlatıldı… şimdi de biz; yetmez ama evet diyelim.

FETÖ’nün başarısız darbe girişimleri, PKK’nın HDP maskesiyle devlet yönetimine ortak edilme planları bertaraf edildi…

Küresel güçler; hukuku , ekonomik kaosu, terörü her şeyi denediler Türk devletini tekrar Atlantik çizgisine çekmek için ve daha deneyecekler…

Senaryoyu gören, kavrayan Mustafa Kemal’in askerleri mesele parti değil, vatan diyerek devletinin imdat çekici oldular, devletin pin kodunu girdiler: 1923…
O sevmediğiniz, ayyaş dediğiniz Atatürk sizi bile korudu ey gafiller!
Atatürk’süz, Türksüz devlet korunamaz, yıkılır tıpkı Osmanlı gibi bunu görün artık ey gafiller!
Sizin sonunuz değil, siz sona giderken devletimizin, milletimizin sonunun ne olacağıdır bizi ilgilendiren…
Mesele siyasetin çok ötesindedir, çok daha büyüğüdür, devletin bekası, ulusun varlığıdır…
İktidarlar gelir geçer, kimler geldi geçti bir düşünün…
iktidar uğruna devletini satanlardan olmadık, olmayacağız…
iktidar uğruna küresel projelerde görev alanlar olmadık, olmayacağız…

kötünün iyisi yoktur, o daha da kötüdür zira; iyi sanıldığı için kötü olduğunun anlaşılmasına daha uzun bir zaman vardır,
Atatürksüz bir seçenek kötüdür,
Natocu, AB’ci, ABD’ci bir seçenek bugünkü iktidardan iyi olamaz.
Mesele emperyalizmden kurtulmakta,
PKK; Işid, FETÖ veya bir siyasi parti… hepsi maşadır, bırakın maşaları, o maşayı tutan,
yurdumuza, bayrağımıza uzanan o namahrem elleri kırmadıkça gerçek bir kurtuluştan söz edemeyiz.

Ne büyük öngörüsü varmış Gazi’nin, “iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta…” ,
birinci vazifeleri olan “istiklal ve cumhuriyeti korumak” için harekete geçti Mustafa Kemal’in askerleri…

Şimdi ABD’ye rağmen, Afrin harekatı başlatıldı, kripto HDP’lileri, kripto FETÖcüleri, AKP karşıtlığı kisvesiyle kendilerini ustaca gizleyen ABD’nin tüm etki ajanlarını görmek için önemli bir fırsat…

Zeytin dalı harekatının yapılmaması, yangın büyür ve yurdumuza doğru ilerlerken ona izleyici kalmak ihanet olurdu,
ama hedeflerine ulaşmadan, yangın tamamen söndürülmeden bırakılması, dönülmesi, ödün verilmesi de ihanettir, en başta da bu uğurda şehit olanlara…

Son saldırılar da gösteriyor ki doğru istikametteyiz, şehit haberleri canımızdan can koparıyor, ancak saldırıların mesajının da asıl gidilmesi yerden “gelmeyin, fena olur” mesajı olduğunu görmeli, terörün kalbi olan Münbiç’e gidip terörün kalbini söküp, terörü ve küresel destekçileri mahv ve perişan etmeliyiz, onca verdiğimiz şehidin kanı için…
ileride daha çok şehit vermemek için…
her şehitle birlikte her gün ölmek yerine, bir defa ölelim,
yeter artık!

Fırat’ın batısını, doğusunu temizlemedikçe, Fırat’ın suyu sıcak akar,
her şehit haberi, terörist varlığı yürek yakar…
Emperyalistlerin hedefindeki ne kadar ülke varsa, liderlerini, yönetimlerini sevelim, sevmeyelim onunla işbirliği yapmak kaybımızı azaltacaktır.

İLGİLİ HABER: Kaldırmak istiyorlarsa Türk’ü, kalk ayağa, söyle bir türkü…

İLK KURŞUN

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Ticarette yeni dönem ÜLKÜCÜ GENÇ'ten KAMUOYUNA DİKKAT ÇEKİCİ MESAJ... İETT şoförü, otobüsü durdurup bebekli kadına saldırdı Çakallardan Temizlenen SUR'da Aslanlarımızın Kükremesi