Ana Sayfa
02 Eylül 2017 ( 15 izlenme )
Reklamlar

Gürkan Demir yazdı: CHP’nin Adalet adını verdiği kurultaydan izlenimler - 1

Mustafa Kemal Paşa anlatıyor; “Her taraf duman içinde ve heyecan her yere hakim olmuştu. Düşmanın topçu ateşi gülleleri büyük çukurlar açıyor her tarafa şarapnel ve kurşun yağıyordu. Büyük bir şarapnel parçası tam kalbimin üzerine çarptı, sarsıldım elimi göğsüme götürdüm kan akmıyordu. Olayı Yüzbaşı Servet Bey'den başka kimse görmemişti. Ona parmağımla susmasını emrettim. Çünkü vurulduğumun duyulması cephelerde panik yaratabilirdi. Kalbimin üzerinde cebimde bulunan saat paramparça olmuştu.” 10 Ağustos 1915’te Çanakkale Conkbayır’ında vurulan Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruzun 95’inci yılı olan 26 Ağustos 2017’de, gerici-yerli işbirlikçi Nursi kurşunuyla Çanakkale’de bir kez daha vuruldu.
 
*Atatürk’ü vurulduğunu görmek panik yaratmıyor mu?
 
Paşa, Çanakkale cephesinde devletin bütünlüğü için birleşenlerle omuz omuza savaşmış, gerici, bölücü, ırkçıları cepheye sokmamıştı.
 
*Peki ya bugün kim nerede?
 
SLOGAN KRİZİ
 
Kurultayın ilk gününe “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganının susturulması damgasını vurdu. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun açılış konuşması sırasında atılan slogan, “Hak Hukuk Adalet” sloganı ile önce bastırıldı. Sloganlar çakıştı diyenler oldu. Ancak,  “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı önce atılmıştı, tekrarı sürerken “Hak Hukuk Adalet” sloganı başlamıştı.
 
Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba slogan için kürsüye müdahale etti. Ağbaba, önünden geçen bir görevliye “Sus işareti” yaparak sloganın atıldığı yöne gönderdi. Ardından çok geçmeden slogan susturuldu. Kurultayın tek bir sloganı olduğu, onunda “Hak Hukuk Adalet” olduğu ikazı yapıldı.
 
Kurultayın ikinci gününde ise başrolde CHP liderinin danışmanı Veli Özdemir vardı. Yine “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atılıyordu. Özdemir sunucudan “Hak Hukuk Adalet” sloganını atmasını istedi. Sanırım sunucu sloganın coşkusundan dolayı kesememişti ve yeni bir slogan atmadı.
 
İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, birkaç yurttaşın, “Vekilim bugün bu slogan yasaklanmış, doğru mu?” sorusuna, “Karar alınmıştı, yasaklanmadı. Alınan karar ‘Hak Hukuk Adalet’ sloganın atılmasıydı. Burası bir siyasi partinin ideolojisinin yeri değil. Burası miting alanı değil ki, ‘Efendim yasaklanmışmış’” yanıtını verdi.
 
HABERDEN SONRA ALANDAKİ HAVA

İlk gün yaptığımız haber olumlu olumsuz tepkiler topladı. Haberden sonra yurttaşların “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganına daha bir sarıldığına şahit olduk. İlk gün yapılan “Tek slogan uyarısı” bir daha yapılmadı, yapılamadı. Konuştuğumuz yurttaşlardan kimisi, “Bu slogan bizim”, kimisi, “Bizi kimse susturmaz” kimisi “Susturmak isteyenlerin inadına atacağız” dedi.  Kurultayın 3’üncü gününde alana gelen bando takımı kamp alanına “Harbiye marşıyla” girdi. Alanda “Nutuk” da dağıtıldı. Dondurma kuyruğu Nutuk kuyruğundan fazla olsa da dağıtıldı. Dondurma kuyruğunda izdiham vardı, Nutuk kuyruğundaysa nizam…
 
Alanlarda Türk milletinin emperyalizmle mücadelesinin öncü sloganının susturulmasına karşılık, DHKP-C şüphesiyle tutuklu bulunan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek eylemi serbestti. Onlar adına eylemde açıklamayı CHP’li Şenal Sarıhan yaptı. Eyleme de Veli Ağbaba, Mehmet Tüm gibi birçok CHP’li vekil katıldı. Kurultayda, “Adalet” yazılı döviz ve pankarttan başka materyal kullanmak yasaktı. Ancak alanda çok sayıda kişi “Nuriye ve Semih’in fotoğrafının” basılı olduğu tişörtlerden giyinmişti. Bir de açlık grevi yapanlara destek veren Veli Saçılık kürsüye çıktı, protokolde oturdu. Not edelim.
 
PANELLER, ÇALIŞTAYLAR, KONUŞMACILAR VE KONUŞMALAR

Çoklu çalıştaylar ile paneller yapıldı. Konuşmacı bileşeni çok renkliydi. Saadet Partilisinden milliyetçisine, ülkücüsünden devrimcisine, liberalinden sosyal demokratına birçok isim oradaydı. Bir de gerçekten adaletsizlik yaşadığı somut delillerle ortaya koyanlar ile FETÖ’den ihraç edilip mağdur olduğunu iddia edenler vardı.
                                                     
ÇALIŞTAYLARDA NE İŞLENDİ?
İş, ticaret, spor, medya ile gündelik hayatın her alanındaki konu ve konu başlıklarına ilişkin toplamda 77 çalıştay yapıldı, 634 konuşmacı vardı. Kısa değineceğiz.  Çalıştay raporları ortaya çıktığında konuyu daha ayrıntılı irdeleyeceğiz.
 
Tutuklu gazeteciler ve kapatılan yayın kuruluşları çalıştayında İMC, Birgün konuştu, özgürlük çağrısı yaptı. Ajan olduğu tespit edilen Gökçe Fırat’ın annesi de bu paneldeydi. Kimlere “Adalet” istendiği az çok düşüncede canlanabiliyor.
 
Bir de “Said Nursi” krizi vardı. İstanbul Milletvekili Eren Erdem’in yönettiği “Eğitimde İnanç” çalıştayında yaşandı olay. Yeni Asya gazetesi Genel Yayın Müdürü Kâzım Güleçyüz, Said Nursi’nin yazdığı Risale-i Nur kitabını anlattı. CHP içinden de dışından da çok tepki topladı. CHP PM üyesi Mehmet Ali Çelebi, “Tüm CHP’liler rahatsız oldu. Biz şeyh şıh hikayesi aramıyoruz” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Çalıştayların birinde konuşmacı olan, atmosferi yakında takip eden bir isimle konuştuk, o da bir hayli öfkelenmiş olaya ki, “Bu yanlış. Ne işi var böyle şeylerin burada” sözlerini ekliyor. Çadır aralarında sohbet ettiğimiz çok sayıda yurttaş da “Bu nasıl olur ya?”, “Nasıl izin vermişler” , “Ya olmasaydı iyiydi ama ne yapacaksın işte” gibi sözlerle olayı değerlendirdi.
 
PANELLERDEKİ İTTİFAK ÇAĞRISI

Gelelim panellere. 8 başlıkta oturum yapıldı, 45 konuşmacı yer aldı. Kılıçdaroğlu’nun açılış konuşmasında HDP/PKK ile  FETÖ’cülerin selamlanmasıyla başlayan kurultay panelleri öyle de bitti. Olayın bam teli son güne saklanmış: “Devlette Adalet” paneli… Dikkat çeken bir panelist grubu oluşturulmuş. Levent Tüzel, Alper Taş, Gürcan Dağdaş, Ertuğrul Yalçınbayır, İlhan Kesici…
 
Alper Taş… ÖDP Genel Başkanı((Listede ismi yoktu son dakika konuşmacı olduğu ilan edildi.)

Levent Tüzel… Eski HDP milletvekili/EMEP Yöneticisi

İki isim 25 günlük Ankara-İstanbul yürüyüşünü, 4 günlük Adalet kurultayının perde arkasındaki planın sesi oldu.
 
Alper Taş, HDP eski Genel Başkanına selam gönderdi, ayakta alkışlandı.  Milliyetçiliğin ayrıştırıcı olduğunu, bölünme yarattığını iddia etti, Türkiye’de sağ-sol tartışmasının hala var olduğunu, ülkeyi solun birleştireceğini, devletin sol olması gerektiğini öne sürdü. Eller patlarcasına alkışlandı. “Başkan Apo’nun heykelini dikeceğiz” diyen Demirtaş’ın sözlerini unutan Atatürk posterli tişört giymişler, kolunda Atatürk imzasının dövmesi bulunanlar ve Adalet yazılı tişört giyenlerin alkışa tempo tutması şaşkınlık yaratıcıydı. Kulağımız Alper Taş’da gözlerimiz ise Gürcan Dağdaş’taydı. Taş’ın sözleri, hedef gösteren açıklamalarından sonra bir an “acaba Gürcan Dağdaş, protesto vb. yapar, sahneyi terk eder mi?” diye düşündük, abartmışız. Taş sözlerini şöyle bitirdi: “2019'a gitmeye gerek yok. Yerel seçimler var. CHP biz duygusunu yerel seçimlere taşıyacak mı? Yoksa CHP hepimizle AKP'nin bu sahte adaylarının karşısına tertemiz halktan yana ortak adaylarla çıkacak mı?” 
 
Alper Taş indi kürsüden, kulağımız bu sefer Levent Tüzel’deydi. Keza Taş’a paralel açıklamalar yaptı. Tüzel konuşmasına, PKK’nın siyasal uzantısı HDP’nin “Adalet ve Vicdan” nöbeti ile Selahattin Demirtaş’ı selamlayarak başladı sözlerine. Ortak mücadele çağrısı yapan Tüzel, “Hep birlikte kararlaştırıp mekanizmasını oluşturalım. Örgütlü toplumun inancını oluşturmamız gerekiyor. Demokrasi için birik,  Birleşik Haziran, Hak ve Adalet Platformu,  sayısız inisiyatifler, emek örgütleri hepimizin bir  araya gelip bunun mekanizmasını oluşturacağız. Bundan sonra bu çalışmaları hep birlikte örgütleyelim. Faşizme karşı birleşik bir halk gücünü çıkartalım. Geleceğimizi kazanalım. Terör bölünme ve bir takım dış düşman, beka benzeri şantajlara tehditlere boyun eğmeyelim.  Bu alanları yumuşak karın yaptırtmayalım.” dedi. Bu sözler CHP’nin kurultay kürsüsünden… Tanıdık açıklamalara şu bağlantıda da rastlıyoruz: https://www.aydinlik.com.tr/pkk-dan-chp-ye-ortak-direnis-cagrisi-politika-agustos-2017-1
 
Bu arada HDP ile CHP’nin ittifakı için çağrı yapan ve bolca alkışlanan diğer bir isim ise Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız oldu.  
 
Kurultayda HDP’nin Gaziantep milletvekili Celal Doğan da konuşmacıydı. Ancak katılmadı. Nedeni kulislerle “Davet” krizi olarak konuşuldu. CHP’liler Doğan’ın adının kurultay broşüründe yer almasını resmi davet olarak görüyor. HDP’lilerin ise bizzat yazılı davet beklediği iddia edildi. Kurultay öncesi Selahattin Demirtaş’ın bir açıklaması vardı onu da hatırlayalım, atlamamış olalım: https://www.aydinlik.com.tr/demirtas-tan-adalet-kurultayi-na-cagri-politika-agustos-2017
 
Özetle;
Mustafa Kemal’e ambargo,
Yer yer ambargoyu delen yurttaşlar,
Gerici ve bölücülere konuşma platformu,
Terörden yargılananlara destek çağrıları,
Panellerdeki konuşmacıların bileşeni,
Ortak mücadele çağrıları…
 
Ortaya çıkan tablo;

1) Y-CHP tanımına uygun davranıldı.  Partinin kuruluş felsefesini zihinlerden tamamen çıkartmak için iyi bir zemin yaratıldı.  Kurultayın Çanakkale’de yapılması ise iyi bir ön alma hamlesiydi.

2)Parti kimliğinden kopmamak için direnen taban “Adalet” kisvesi altında yeni mevziye sürükleniyor. Ellere Nutuk veriliyor ama kafalara “dondur(ul)ma” empoze ediliyor.  

3) Atlantik sisteminin ağzıyla konuşan kişiler panelist listesi arasına sıkıştırıldı. 45 panelistin 5’te 1’inin bölücü çevreyle dirsek temasında olduğu biliniyor.

4)Atlantik mevzisinin fikirleri “Hak Hukuk Adalet” sloganı altında “damardan” yer yer açık yer yer örtülü işlendi.

4)HDP’nin  “barış elçisi” olduğu, “Adalet” savunucuları cephesinin bükülmez bileği konumunda yer aldığı vurgulandı. “CHP’siz HDP, HDP’siz CHP”  nefes alamaz denildi.

5)Bu nedenle Türkiye’nin en önemli sorunu olan PKK’ya karşı mücadele çağrısı, alanlara taşınmadı.

6)Okyanus ötesinde barınan Türkiye’yi tehdit eden FETÖ’ye karşı mücadelede hedef şaşırtılıyor. 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL’e karşı mevzi kazılıyor, gerçek darbenin o gün yapıldığı savunuluyor. 20 Temmuz’a karşı mücadele şahlandırılıyor.

7) Ortak aday çağrılarının sık sık yapılması yeni rotanın işaretiydi. Kurultaydaki konuşmacıların renkliliği, temsil ettikleri kitlelerin ortak aday etrafında kenetlenmesi için önemli bir hamleydi.

8)Birkaç “Adaletsizlik” sorunu çözülür, yolcu yoluna bakar…
 
***Kurultaya gelen yurttaşların  tavırları, çadır aralarındaki sohbetler ve Gençlik Kolları’nın 4 gün boyunca yaptığı çalıştayların ayrıntılarını diğer yazımızda aktaracağız.

Gürkan Demir

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Savcı şüphelendi DNA testi istedi Levent Kırca/Müjdat Gezen/Uğur Dündar Evde yetiştirebileceğiniz şifalı bitkiler An İtibari İle Anıtkabir... Helal Olsun Size Gençler...