Çok Ünlüler
05 Haziran 2017 ( 42 izlenme )
Reklamlar

İlhan Şeşen: Koca bir hapishane içindeyiz

İlhan Şeşen, çok sevdiği İstanbul’la ilgili bestelerini bir araya getirdi ve ‘İstanbul’lu Şarkılar’ albümünde yayınladı. Usta sanatçı, albümde kah eski İstanbul’a gidiyor, kah bugüne sitem ediyor, kah bu devasa kente aşkını tekrardan notalarla ilan ediyor.

Bodrum'da yaşayan Şeşen, İstanbul'un artık yaşanmaz hale geldiğini söylüyor… Kentin koca bir şantiyeye dönüşüne hüzünlenen Şeşen, ‘Beton, kültürel ve toplumsal alanı çok ucuzlatıyor' diyor Aynı zamanda bir hukukçu da olan usta isim, SÖZCÜ'ye yapılan algı operasyonuyla ilgili de tepkili: “Dünyanın neresinde olursa olsun, gazeteciler istediğini yazabilmeli…”

– Tamamen İstanbul'dan oluşan bir albüm yapma fikri nasıl doğdu?
İçinde İstanbul adı geçen ya da İstanbul için yazdığım birçok şarkı vardı. Bu şarkılarımı bir albümde toplamak istedim aslında.
– Müzik ve kişisel hayatınızı nasıl şekillendirdi İstanbul?
İstanbul'da yaşayıp, bu büyük şehirden ilham almamaya imkan yok. Başka bir şehirde yaşasaydım, sadece İstanbul'a ait olanları değil, diğer şarkılarımı da yazamazdım.
– İstanbul'da değil, Bodrum'da yaşıyorsunuz. Bodrum'u çok sevdiğiniz için mi, İstanbul'dan sıkıldığınız için mi?
Bunu söylemek zor geliyor ama İstanbul, maalesef yaşanmaz hale geldi.
– Herkes İstanbul'u terk etmek istiyor ama kimse yapamıyor, sizin için durum nasıl?
İstanbul bizim için bir bağımlılık. Bu kentten şikayet etmeyene rastlamadım. Her ne kadar Bodrum'da yaşasam da, İstanbul'dan tamamen kopamıyorum.

11

Bazı hayaller imkansızdır

– Sizin hayalinizdeki İstanbul nasıl mesela?
500 yıl önce İstanbul, Boğaz'a kadar ormanlıkmış. Hâlâ öyle olsun isterdim. Ve hâlâ girilebilen bir denizi olmasını hayal ederdim. Ancak bazı hayaller imkansızdır.
– Türkiye kocaman bir şantiyeye dönüştü. Ve bu hâl de kutsanıyor. Son olarak 3. havaalanında 1453 kamyonla ilginç bir şov yapıldı. Betonlaşma sanat alanını nasıl etkiliyor sizce?
Beton, kültürel ve toplumsal alanı çok ucuzlatıyor. Özellikle bizim mahallemiz olan Bağdat Caddesi, koca bir şantiyeye dönüştü. Her yer toz, toprak ve gürültü içinde. Yaşanmaz hale geldi. Bir Fransız gazeteci, uçakla İstanbul'a inerken, ‘Türkler betona mı tapıyor' demiş. Ne kadar haklı…

– Umutlu olmamız gerektiğini düşünür müsünüz?
Umut hakkında düşündükçe aklıma Aydın Boysan geliyor. Umutla ilgili en iyi sözü ondan duymuştum, “Umutsuzluk ayıptır” demişti.

Gazeteciler istediğini yazabilmeli

– İnsanlar eskiden çatlaklardan sızıyor, belirsizlik içerisinde yaratıcı alan bulabiliyordu. Şu anda pek mümkün değil gibi, ne dersiniz?
Ne yazık ki kocaman bir hapishane içinde gibiyiz. Ve bu durum insanların daha da asık suratlı, saygısız olmasını sağlıyor.

9

BU HAK KISITLANAMAZ

– Sizin avukatlık geçmişiniz de var. Basın üzerindeki baskıyı nasıl değerlendirirsiniz? Özellikle son günlerde gazetemizin yaşadıkları malumunuz…
Dünyanın neresinde olursa olsun, gazeteciler istediğini yazabilmeli. Düşünce özgürlüğü, düşündüğün her şeyi söyleyebilme hakkıdır ve bu hak kesinlikle kısıtlanamaz.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Seda Sayan'a suç duyurusu Demet Akalın çıldırdı; Yok artık Hülya… Daha neler ya! Yakışıklı oyunculardan ‘Can Feda’ Deniz Çakır: Erkek müsveddeleri Allah belanızı versin