Yazarlar
17 Aralık 2017 ( 21 izlenme )
Reklamlar

İsrail demokrasiymiş Müslüman sahtekârmış

Sayın Türker Ertürk 11 Aralık 2017’de “İsrail’de ‘çalıyorlar ama çalışıyorlar’ demiyorlar” başlığı ile OdaTV için kaleme aldığı yazısında, “Beğenmesek de İsrail, bölgedeki tek demokrasi! Eski Başbakan Ehud Olmert yargılandı ve yolsuzluktan içeri attılar. Netanyahu hakkında yolsuzluktan soruşturma var…” diyor.

Kudüs faciası yaşanırken, dünyada çocukların askeri mahkemelerde yargılandığı tek mekân İsrail iken, Filistinli gençlerin kollarına taşla vurarak kıran kindar askerlere sahipken, okullarda Yahudi çocuklara Arap çocukların öldürülmesi, Aksa’nın ateşe verilip yakılması eğitimini veren ülkeyken, Der Yasin ve Beyrut Kasabı katillerinin kurduğu devletken, geçmişten günümüze faşist, ırkçı ve işgalci politikalarını en iyi bilmesi gereken kişi Türker Ertürk Paşa olması gerekirken, “beğenmesek de İsrail bölgedeki tek demokrasi” sözünü hangi kıstasa binaen söylüyor. Siyonist İsrail ve demokrasi. İblis ile Melek arasındaki fark kadar birbirinden uzak.

KADINLAR HAYATIN HER ALANINDA

İsrail, Bakan, Başbakan veya Cumhurbaşkanı yargılıyorsa demek ki Sayın Ertürk için demokrasi hem de bölgenin tek demokrat ülkesi olabiliyor. Baba dostu Murat Cenudi Antakya kentimizde az sayıda halen varlıklarını sürdüren Musevi topluluğun bir ferdi. ABD’den gelip Suriye’ye gitmeye karar veren bana, “Yahu Suriye’de ne yapacaksınız? Aklınızı mı yitirdiniz? Bu Arapların içinde işiniz ne? İsrail’e gidin. Amerikalı eşin de orada daha rahat eder. Herkes sahilde mayo ile yüzüyor. Batı Avrupa gibi yer. Orada rahat olursunuz”demişti. Murat kardeşim için demokrasi kıstası mayo ile denize girebilmek. Murat beyin demokrasi ve liberalizm olarak telakki ettiği mayo ile Suriye’de yüzebiliyorsunuz.

Suriye’de kadınlar askerlik dâhil hayatın her alanında görev yapıyor. Murat Bey, çarşaflara bürünmüş, eşinin arkasından yürüyen, şehvet uyandırır hasebiyle saçları kazıtılan kadınların Yahudi olduğunu unutmuşa benziyor. Zira basın bu tür fotoğrafları algılara Müslüman toplumlara özgüymüş gibi servis ediyor. Müslüman toplumu Taliban, Bin Ladin, Bağdadi, Münafık Müslüman Kardeşler ve Türkiye’nin dini-dar cemaat mekânları ve hayat tarzları ile kıyaslıyor. İsrailli kadınları ise asker, mayolu, iş kadını, meyhane (bar) ve diskoteklere takılan ‘modern kimlikli çağdaş kadın’ olarak tanıtıyor. Bu sıfatlara ve daha fazlasına haiz kadınların Arap Dünyasında bolca mevcut olduklarını bilmiyor.

Ertürk Paşanın demokrasi için ölçü aldığı bakanlar ve başbakanlar da Suriye’de yargılandı ve yargılanıyor. O zaman Suriye de bölgenin tek demokrat ülkesi olmalı. Suudi veliaht yüzlerce prensi yolsuzluk ve hukuksuzluktan tutukladı. Beş yıldızlı otelde yargılıyor. Mısır, Mübarek’i tutukladı, yargıladı. Tarihi soykırım, kumpas, şantaj ve kan ile özdeşleşen ABD, Başkan Nixon’u görevden aldı, Clinton’u yargıladı. Türkiye kuruluş tarihinden günümüze kadar birçok bakanı yüce divanda yargıladı. Başbakanı yargıladı ve astı. Demokrasi ve hukuk düzeni mi tecelli oldu? Ekonomik krizleri biraz daha derinleşsin, sömürge pazarlarını biraz daha kaybetsin, başka toplumlardan çalınan herkese yetmesin işte o zaman görün bakın İsrail, İngiltere, AB ve ABD hukuk nizamı ne hale geliyor. Aç kaldığında insan eti yiyen çakallara nasıl dönüşüyor. Dünyaya kan, işgal, gözyaşı, tecavüz ve sömürü dayatanların kendi ülkelerinde hukuk, mahkeme ve demokrasi değerlerini yaşadıklarına akıl erdirmek mümkün mü?

TRUMP BOMBASININ ŞERRİ

Kucağına bırakılan Trump bombasının şerrini çok yakın bir tarihte bedel ödeyerek yaşayacak olan Netanyahu ve şürekası, “Bu öfke İsrail’in kuruluşu ve sonraki dönemler misali zamanla diner, İsrail ve ABD olarak yanımıza Suudi ve ABE hanedanlıklarını alır bu kararımızı da alıştırarak kabul ettiririz” yönünde bir düşünceleri var. Dünyayı yeniden okusunlar. Aynı nehrin aynı suyunda iki kez yıkanılmayacağını unutmuşlar. Kudüs kararı savaş ve yeni krizler isteyenlerin ekmeğine yağ sürmüş olabilir. Ancak bunu arzulayanlar işi Kudüs’le başlatarak sahaya 3-0 mağlup çıkmışlar. Zira belki “Alevi” Esad propagandasıyla “Sünni” alemin bir kesimini harekete geçirebilirsiniz. “Şii” İran telkinleriyle “Sünni” reflekslere doping verebilirsiniz. Amma velakin bu işe Kudüs ile başlamak bombanın pimini elinizdeyken çekmek ve kendi evinizi havaya uçurmakla eş değerdir.

Müslüman, Mesihi ve hatta Musevilerin öfkesini kazanan bir karar bölge ülkelerini birbirlerine yakınlaştırır. Kudüs’e sahip çıkma ve İsrail düşmanlığı temelinde âlemi aynı çatı altında toplarsınız. Topyekûn bir imha savaşı hedefleniyorsa bilinmelidir ki bu savaşta en büyük kaybı ve zararı İsrail görecektir. Kaldı ki dünya İkinci Cihan harbi sonrasında İngiliz, ABD, İsrail ve şürekasının yıldızlaştığı zaman diliminde değil, bu yıldızın sönmeye başladığı ve yerini yeni yıldızlara bıraktığı bir yol kavşağındayız. İsrail halkı baki ve daim olmak istiyorsa Netanyahu ve şürekâsından bir an önce kurtulmalı ve başta Filistinliler olmak üzere etraf ile barışmalıdır.

Bu hususlar üzerine odaklanmak elzem iken, ‘Araplar bizi arkadan hançerledi’ bayat türküyü yeniden ambalajlayıp tedavüle sokuyorlar. Yurt gazetesinde yazan Hüsnü Mahalli’nin freni boşalıyor; “Arap ve Müslüman ülkeleri toptan hepsi sahtekâr” diyor. Sapla samanı Suudi ile Arabi’yi karıştırıyor. Arap ve Müslüman dünyasının hainleri ile zulme başkaldıran kahramanları aynı kefeye koyuyor. Türklerin algısında yer edinen önyargılara merhem olacağına kaşıyor.

İsrail'e Türk bayrağıyla tepki gösterdi sembol oldu.

Mehmet Yuva
Aydınlık

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Sabahattin Önkibar: İdlib’de vatan savaşı! Cive Pakistan, Cive Avrasya FETO ve PKK aşkı Amerikan aşkıdır KUDÜS’ÜN BAŞKENT İLAN EDİLMESİ EMPERYALİZMİN YENİLGİSİNİ GİZLEMEYE YETMEZ!..