Çok Spor
19 Ekim 2017 ( 3 izlenme )
Reklamlar

İstiklal Marşı aşkıyla kazandılar

MÜJDE OKTAY/AYDINLIK

İKİ genç bizleri yakın zamanda gururlandırdı. İkisi de lise öğrencisi. Yaşları 17 ama yaptıkları iş çok büyük. Dünya şampiyonluğuna Türkiye’nin adını yazdılar. Emircan Haney ve Dilara Sevindik, Arjantin’in Rosario kentinde yapılan Gençler ve Yıldızlar Dünya Okçuluk Şampiyonası’nda Makaralı Yay Yıldız Karışık Milli Takımı’yla yarışarak finalde Meksika’yı 153’e 149 yendiler ve dünya şampiyonluğu elde ettiler. Dilara Sevindik’le başarısını kutlamak ve duygularını onunla birlikte hissedebilmek için görüştük. Hâlâ çok heyecanlı olan Dilara sesi titreyerek, okçuluğa nasıl başladığını ve şampiyonluğa kadar giden süreci Aydınlık’la paylaştı. Milli okçu Dilara, okçuluğun kendisi için bir tutku olduğunu söyleyerek söze başladı: “Okçuluk sporuna başlamam ve bugün burada olmam tamamen ablama duyduğum merakla gelişti. Ablam ok sporuyla ilgileniyordu. Ben onu gördükçe okçuluğa ilgi duydum ve 6 sene önce başladım. Hiç buralara kadar geleceğimi düşünmemiştim. Annem ve babam her zaman bizi desteklediler. 6 yıl boyunca antrenmanlarımı çok rahat yaptım. Bugünlere gelmemde Demka Okçuluk’un da emeği çok büyük. Haftada 3 gün kulübe derslere gittim ve hocalarımız bizleri yetiştirmek için büyük emek gösterdiler.”

‘ERKEK SPORU OLMADIĞINI GÖSTERDİM’

Dilara, okçuluk sporunun sadece erkeğe özgü bir spor olmadığının bir örneğiyim diyor ve şöyle devam ediyor: “Okçulukla ilgilenmeye başladığımda çevremdeki insanlar büyük bir şaşkınlıkla karşıladı. ‘Okçuluk da ne? Hiç sana göre mi? Erkeğin yaptığı sporu sen hiç yapabilir misin’ diyenler oldu. Ama kimseyi dinlemedim. Hem eğitim hayatımı hem okçuluğu birlikte yürüttüm. Okçuluğun sadece erkeklere özgü bir spor olmadığını herkese gösterdim. İleride antrenör olmak istiyorum. Okçuluk sporunda öncü olmak ve bu sporu tüm dünyaya yaymak istiyorum.”

‘MİLLETİMİZ İSTERSE HER ŞEYİ BAŞARIR’

Reklamdan sonra devam ediyor 

Dilara, Türk milleti yürekten inanırsa her şeyi başarabilir diyerek Emircan’la ortak bir gaye için bütünleştiklerini şu sözlerle anlatıyor: “Emircan Haney ile birlikte yarıştık. Öncesinde Emircan’la uzun bir çalışma dönemimiz olmadı. Şampiyonluktan iki hafta önce kısa bir zaman diliminde birlikte çalışabildik. Birbirimize inandık, güvendik. Ortak bir amacımız vardı: Türkiye’ye şampiyonluk getirmek. Türk milletinin yapamayacağı hiçbir şey yok. Yeter ki yürekten inanalım ve bunun için çalışalım. Biz yürekten inandık ve başardık. Şampiyonluktan sonra yaşadığım mutluluk ve gurur hafızamdan asla silinmeyecek. İstiklal Marşı’mızı yurtdışında onlarca ülkenin karşısında okuduk ve tüm dünyaya duyurduk. Türkiye’yi temsil ettik. İnanın benim için, marşımızı dünya karşısında okumanın gururu şampiyonluktan çok daha değerli oldu. Türk bayrağının gölgesinde İstiklal Marşı’nı okurken gözlerim doldu. 17 yaşındayım ve ülkemi temsil ediyorum, dünyaya tanıtıyorum. Bundan daha değerli ne olabilir ki...” Dilara’yı yetiştiren antrenörlerden Büşra Arslan da okçuluk sporunun devlet tarafından desteklenmediğini, kendi bütçeleriyle bu sporu yaymaya çalıştıklarını ve dünya şampiyonlarının artması için bu sporun desteklenmesi gerektiğini söyledi

TÜTÜN DEPOSUNDAN ŞAMPİYONLUĞA

EMİRCAN Haney’le konuştuğumuzda,‘Bu gençler varken Türkiye daha güzel günler görecek’ diyerek içi içine sığmıyor insanın. Emircan, eski ve atıl durumda olan bir tütün deposunda çalışarak hazırlanmış dünya şampiyonasına. Köylerinde aile hekimliği yapan ve aynı zamanda okçuluk fahri antrenörü olan Dr .Ejder Sözen sayesinde bu sporla tanıştığını belirten Emircan, şampiyonluğa giden yolu şöyle anlattı:

“7 yıl önce köyümüzde aile hekimi olarak atanan Ejde rSözen’in okçulukla da ilgilendiğini duydum. Merak ve istekle Ejder Hoca’yla tanışmaya gittim ve bu spora başladım. 4 ay sonra Muğla’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda Türkiye ikincisi oldum. Orada dedimki ‘Neden daha iyisi olmasın, ülkeme neden dünya şampiyonluğu getirmeyeyim?. ’7 yıl önce bana hedefin ne diye sorduklarında ‘dünya şampiyonasında birinci olup İstiklal Marşı’mızı okutmak istiyorum’ diyordum. Bu hedef yıllarca devam etti, çok çalıştım ve sonunda hedefime ulaştım. Şampiyonaya hazırlanırken soğuk havalarda eski ve atıl bir tütün deposunda çalıştım. Arkadaşım Dilara’yla birlikte tek yürek olduk ve başardık. Gururluyuz, mutluyuz...”

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Kayserispor Başkanı Erol Bedir hakemlere isyan etti! Gaziantepspor kapanıyor Ali Dürüst: Yabancı kuralı değişmeyecek Türk antrenörün çalıştırdığı Japonya voleybolda namağlup Asya şampiyonu oldu