Yazarlar
17 Kasım 2017 ( 430 izlenme )
Reklamlar

İyi Parti’nin kötü amaçları 2

İyi Parti’nin programı, hemen her konuda zıtlıklar metni. Bir konuyu burada başka, diğer bölümde başka, hatta tam tersi amaçla yazılmış bulabilirsiniz. Birkaç tane değil bu gariplik. Neredeyse hemen her konuda görebiliyorsunuz tezatları.

Ekonomi ile ilgili konulardan birkaç örnek;

Örneğin, “İLKELERİMİZ” başlıklı bölümde, “Milliyetçiliği kültürel ve ekonomik alanlara taşımak” ve “Milli menfaatlerimizi her alanda ön planda tutmak” cümleleri var. Bunlar partinin “ilkeleri”. “AMACIMIZ” başlıklı bölümde de “Cumhuriyetin kuruluş felsefesini, değerlerini ve üniter yapıyı korumak” yazıyor. Programın bazı yerlerine serpiştirilmiş “Atatürkçülük” kelimesini de bunlara ekleyip cımbızladın mı, al sana bomba gibi vatansever, Atatürkçü program. Ama kazın ayağı öyle değil.

Program metni, ilkelere, amaca aykırı olamaz sanıyorsunuz değil mi? Ben de öyle sanıyordum. İyi Parti’ye göre sakıncası yok. İstediğin kadar aykırılık yazabilirsin. Hatta bu cümlede yazdığını, hemen bir sonraki cümlede yalanlayabilir, tam tersini yazabilirsin. “İlke”, “amaç” dediğin nedir ki zaten? Süstür, kamuflajdır(!).

PİYASA EKONOMİSİ SAVUNULUYOR

“Milliyetçilik, milli menfaatler, cumhuriyetin kuruluş felsefesi, Atatürkçülük sözlerini okuyunca haklı olarak şunları beklersiniz?

*Atatürk’ün halkçı ve devletçi ekonomik modelinin esas alınmasını beklersiniz. Ulusal pazarımızı, ulusal sanayici ve tüccarımızı koruyan, kamunun ekonomideki rolünü yeniden güçlendiren bir amaç beklersiniz. Ama İyi Parti’nin niyeti bu değil. Halkçılık ve devletçilik yerine, cumhuriyet ekonomisinin, halkçılığın ve devletçiliğin düşmanı olan piyasa ekonomisini savunuyor. “Piyasa ekonomisinin etkinliğinin artırılabilmesi… amacıyla tüm tedbirleri alacak” diyor. Sizin umduğunuz trene değil, emperyalistlerin trenine binmiş çünkü.

Yani tıpkı AKP gibi, emperyalistlerin trenine binen önceki hükümetler gibi. Dahası, bu trene bindiniz mi, dur durak bilmezsiniz ulusal ekonomiye düşmanlıkta. Daha birkaç satır önce yazdığınız “milliyetçilik, cumhuriyetin kuruluş felsefesi, milli menfaatler” gibi sözleri atarsınız bir kenara, cumhuriyet devletinin ekonomisine saldırır, devletin ekonomideki rolünü siz de sınırlamaya devam edersiniz.

“Devletin piyasalara müdahalesinin en aza indirgenmesi temel hedeftir” dersiniz. “Özel sektöre sermaye desteği de dahil gerekli kaynakları sağlamayı esas amaçtır”dersiniz. “Kamuyu sadece özel sektörün yetersiz kalacağı alanlarla” sınırlar, “özel sektörle rekabetini engellemek” için de elinizden geleni yaparsınız.

Ama siz girişteki birkaç söze takıldınız, hâlâ oradasınız değil mi? Ve haklı olarak o sözlerin karşılığını arıyorsunuz hâlâ.

BOŞUNA BEKLEMEYİN

* Emperyalist Batı’ya tek taraflı imtiyazlar veren Gümrük Birliği anlaşmasından çıkılmasını bekliyorsunuz.

*Ulusal pazarımızı, yerli sanayici ve tüccarı korumak için, Türkiye’de üretilen malların ithalatının kısıtlamasını bekliyorsunuz.

*Yabancıların işgal ettiği ulusal ekonomimizi, ele geçirdikleri çok sayıda sektörümüzü dikkate alan bir milli program bekliyorsunuz.

Makinistin şapkasına kandınız, çok kötü. Hatta bakmanız gerekti oysa nereye gidiyor diye.

Geçmişteki tahribatların düzeltilmesini de beklemeyin boşuna.

Ulusal varlıklarımızın, kamu kurumlarımızın yabancıların eline geçmesini sağlayan Kemal Derviş kanunlarının, “Telekom, Tütün, Şeker, Bankacılık ve Tahkim Yasalarının mutlaka iptal edilmesini beklediniz.

Yabancılara satılan TÜPRAŞ, Telekom, Pektim, Petrol Ofisi, Bankalar gibi sektörlerin ve işletmelerin, yeniden millileştirilmesini bekliyorsunuz, biliyorum.

Ama boşuna bekliyorsunuz.

Sonra bu tren, emperyalist şirketlerin iç pazarımızı ele geçirirken sürdürdükleri çabalara, daha da güvence vermek için yola çıkmış.

EMPERYALİST TEKELLERE GÜVENCE

Emperyalist tekellerin ulusal pazarımızı talanın etmesine güvence vermekle meşguller. “Her türlü yabancı yatırımı desteklemekle”meşguller. “Ulusal ve uluslararası yatırımcılar hiçbir şekilde evrensel hukuk standartları dışında bir muamele ile karşılaşmayacakları” teminat hazırlamışlar.

Sonra, sigorta sektörümüzün yüzde 85’inin, bankalarımızın yüzde 65’inin yabancıların eline geçmiş olmasını yeterli bulmuyorlar demek ki. “Bankacılık sektöründe birleşme ve satın almaları kolaylaştırıcı düzenlemeler” hedefliyorlar.

Şaşırdınız değil mi? Şaşırmayın benim temiz yürekli saf kardeşlerim. “Milliyetçilik, Atatürkçülük, Cumhuriyetin kuruluş felsefesi” gibi sözler sizin içindir. Varın siz bunlarla oyalanın. Emperyalist Batı, bu kamuflaj sözlerinden çok içeriğe, zarfa değil mazrufa bakar. Nitekim asıl niyet de, mazruftadır zaten.

İyi Parti’nin kötü amaçları 1

İyi Parti, kalan kurumları, eğitimi ve sağlığı satmak istiyor

Mehmet Akkaya

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Ayı, bozkurt ve aslan Wall Street korsanlarının küresel finans silahı: Dolar emperyalizmi Y-CHP liderleri Atatürk Devrimi'ni hedef alıyor Şahin Efe Yılmaz-Demirci Mehmet Efe Efsanesi