Yazarlar
11 Aralık 2017 ( 31 izlenme )
Reklamlar

Kürtçülüğün iflası

Bölgemizdeki ülkelerle hiçbir sınırı bulunmayan Amerikan haydudunun ne işi var bu kutsal topraklarda? Bir sorun mu var? Onu biz bize çözeriz ve bu yeteneğe de sahibiz. Elin oğlu taa Amerikalardan gelip bizim sorunlarımızı çözecekmiş! Hele şuna bak bir! Kendine hayrı olmayan ABD’nin bizlere ne yararı olacakmış, zarardan başka…

Türkler, Araplar, Farslar, Kürtler ve bölgemizin kadim halklarının barış içinde bir arada yaşamalarını zehir zemberek eden emperyalist batı olmasa; kardeşçe yaşamımız devam edecek ve birbirini özümseme, birbirine benzeme, uyum, karışma, bütünleşme (entegrasyon) ve de daha büyük ulusal birlikteliklerin kapısı aralanacaktır.

BÖLÜCÜLÜK GERİCİLİKTİR

Günümüzde ilericilik ile gericilik arasındaki kavgada esas hedef en tehlikeli emperyalisttir. İlericiler birliği, gericiler bölücülüğü savunur. Çünkü bölücülük illetinin başı ABD emperyalizmidir. Ne kadar ABD/İsrail karşıtı olursanız o kadar ilericisiniz!

Türkiye’de bölücü örgütlerin bütünü söze etnik köken sıralayarak başlarlar; Türk, Kürt, Süryani, Keldani, Çerkez, Ermeni ve say sayabildiğin kadar. Tarihsel olarak en ileri birlik şekli olan milletin yerine, ortaçağa dönüş olarak da değerlendirebileceğimiz kümeleri hortlatmak toplumların gelişimine yarar değil zarar verir. Milletler; boyları, aşiretçiliği, ümmetçiliği, tebaayı, kabileciliği çözümleyerek ve birleştirerek oluştular. "Kapitalizmin şafağında milletler oluşmaya başladı" dememizin nedeni de esasen budur.

Ana kütle (millet) etrafında birleşmek ve daha büyük kütlelerin (milletler) oluşmasına çalışmak, büyük uyum dünyasına ulaşmak için en doğru yoldur. Milletlerin sönümlenmesi aşamasına varılması için küçük öbeklere ( aşiret, boy vb) değil büyük öbeklere ulaşılarak mümkün hale gelir ki o aşamada değiliz.

Bölücüler ise milletleşen ya da ortak millet olmaya doğru epey mesafe kat edenleri, etnik kökenlerine göre ayrıştırmayı amaçlayarak emperyalizmin işini kolaylaştırıyorlar. Ulus devletler ne kadar çok parçalanırlarsa devrim mücadelesi o kadar çok zora girer. Hem devrimci olacaksınız ve hem de milletleri ortaçağa göre, etnik kökenlerine bakarak ayrıştıracaksınız ve buna da devrimcilik yaftası asacaksınız; işte bu olmaz ve olmayacaktır.

BARZANİSTAN DERSLERİ

Kuzey Irak’ta yaşananlar tarihi derslerle doludur. Kimine göre “Kürdistan” ülküsüne en yakın bölge olarak da görülen Kuzey Irak’ta ki nesnel durum bizleri de etkiledi. Uzun yıllardır Vatan Partili devrimciler olarak, ABD emperyalizminin kucağında bağımsızlık elde edilemeyeceğini, kardeşkanı dökmek dışında bir işe yaramayacağını, Kürde ise zerre kadar yararı olamayacağını dilimiz döndüğünce anlatmaya çalıştık.

Barzanistandan esas ders çıkarması gerekenlerin başında Amerikancı PKK/HDP vb. gelmektedir. Aynı şey CHP önderliği içinde geçerlidir. Irak’ta başarı şansı kalmayan kukla devletin Türkiye’de ise bırakalım şansı esamisi bile okunmayacaktır.

Kuzey Irak’ı koparmak için her türlü yola başvuran Barzanistancıların yenilgisindeki bazı olgulara dikkati çekmek istiyoruz:

Birincisi: Kürtler yaşadıkları coğrafyada ve devletlerde ortaçağla hesaplaşarak milleti oluşturan temel şartları yerine getiremediler, milletleşemediler. Kuzey Irak ve İran’da aşiret düzeni hüküm sürmekte, Suriye’de bölük pörçük yapılarıyla zaten dağınıklar, Türkiye’de ise ezici çoğunluğu Türk Milletinin asli unsuru olarak ortak millette birleştiler. Dört devletin sınırları içindeki Kürtlerin kayda değer bölümü yaşadıkları ülkelerin içinde birlikte yaşadıkları halkla bütünleştiler. Emperyalizmin tüm çabalarına rağmen bu durum esas olarak devam etmektedir.

İkincisi: ABD/İsrail ortak yapımı Barzanistan'ın hayata geçmemesinde ki en önemli etkenlerin başında, milli ordularının oluşmaması geliyor. Hatta daha net ve anlaşılır terimlerle ifade edecek olursak; bir millete ait, milletin ordusunun olmamasıdır. Barzanistanın milli ordusu olmadı ve yoktur. Peşmerge denilen parayla tutulan kalabalıkların toplamından da milli ordu kurulamaz. ABD emperyalizminin darmadağın ettiği Irak ordusu tüm zaaflarına rağmen olabildiğince toparlandı ve Kuzey Irak’ta ki 200 bin kişiyle ifade edilen peşmergeleri sildi, süpürdü. Bu durum karşısında ilk akla gelen; Peşmerge para için niye ölsün ki oldu! Demek ki, ne olursa olsun milli ordu karşısında, bölük pörçük, parayla beslenen eli silahlı peşmergelerin başarılı olması mümkün değilmiş.

Üçüncüsü: Barzanistancılar tüm planlarını ABD/İsrail’e dayanarak Türkiye, İran, Irak, Suriye düşmanlığı üzerine kurguladılar. Yaşadıkları halklara silahınızı çevirirseniz yenilginin alasını defaten yaşamak mecburiyetinde kalırsınız. ABD-İsrail’in ipiyle kuyuya inerseniz o ip kopar ve kuyunun dibini boylarsınız. Fars’a, Arap’a ve Türk’e düşmanlık zemini üzerinden bırakın bağımsızlığı, elde olanı da kaybedersiniz ve de kaybettiniz.

Dördüncüsü: Irak’ın Kuzeyindeki Kürtçü örgütler arası rekabet ve birbirini yeme siyasetleri zafiyetin oluşmasındaki olgu olarak kayıt edilmelidir. Kuzey Irak’ta şekli şemalı belli olmayan “Kürdistanlar” var! Barzani Kürdistan'ı (KDP), Talabani Kürdistanı (KYB), Goran Hareketi Kürdistan'ı, Yekiti Kürdistan'ı, Komela Kürdistan'ı ve diğer Kürdistanlar ortalıkta dolanıp duruyorlar! Her biri kendi devletçiğini kurmuş gibi! Her kafadan başka bir sesin çıktığı Kürdistan enflasyonu yaşanıyor ve bu durum bugünden yarına değişecek gibi de görünmüyor.

“KÜRDİSTAN İLLER HÜKÜMETİ”

Amerikan emperyalizmi bir kez daha Kürtleri, Kürtçüler vasıtasıyla aldattı ve büyük hayal kırıklığı yaşattı. Barzanistancılar ABD ve İsrail’den o kadar emindiler ki; 25 Eylül referandumunun ertesinde tanınacaklarını ve süreçten güçlenerek çıkacaklarını zannettiler ama yanıldılar. Türkiye, İran, Irak, Suriye’nin gücünü göremediler, görmek istemediler.

İşte en son Haydar el-İbadi hükümeti 2018 yılı Irak bütçesi yasa tasarısında, “Kürdistan Bölgesel Yönetimi” tanımını çıkararak yerine “Kürdistan İller Hükümeti” tanımını koydu. Bu, Kuzey Irak için çok önemli bir gelişmedir ve statü değişikliğini gösteriyor.

Bununla da yetinmeyen Irak Hükümeti, Kürdistan Bölgesel Yönetimine ayırdığı bütünsel pay yerine, Kürt illerinin bütçeden alacakları payda nüfus oranları baz alınarak ödeme yapacak.

Bu da gösteriyor ki; Bölge devletleri arasına bölücülük kamasını sokarsanız olacağı budur.

SONUÇ

Birlik ve kardeşliğin yerini hiçbir şey tutmaz. İnsanları birbirinin kurdu haline getirmenin zararını yine insanların kendisi çekmektedir.

Türkiye’de siyaset yapan her yapı bölücülüğün sonuçlarının nelere yol açacağını, Barzanistan bozgununa bakarak daha iyi anlayabilir.


Murat İnce

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Abdullah AĞAR: Rusların Suriye’de Kullandığı TURAN TABURLARI Kudüs’ü arkadan Özdil hançerledi Tuncay Özkan’dan şantaj kitabı ve 2 milyon dolar! ABD’den görev kapmak için bağıran parti