Ana Sayfa
25 Eylül 2017 ( 10 izlenme )
Reklamlar

Referandum olursa Türkiye'nin Musul-Kerkük'e müdahale hakkı var mı

Sözcü gazetesi yazarı Sinan Meydan, Irak'ta yapılan bağımsızlık referandumundan hareketle 1926'da imzalanan Ankara Anlaşması'nı irdeledi...

Sözcü gazetesi yazarı Tarihçi Sinan Meydan, Irak'ta yapılan bağımsızlık referandumundan hareketle 1926'da imzalanan Ankara Anlaşması'nı irdeledi. Referandumun ardından Kürdistan'ın bağımsızlık ilan etmesinin Irak sınırını çizen anlaşmanın ihlali anlamına gelip gelmediğini sorgulayan Meydan, "Türkiye-Irak sınırım değiştirecek herhangi bir girişim, 1926 ve 1946 Ankara Antlaşmasına aykırıdır" dedi. Ankara Antlaşması'nda, "Irak'ın toprak bütünlüğü bozulursa Türkiye, Musul ve Kerkük'te hak iddia eder" diye bir maddenin olmadığını söyleyen Meydan, "Ankara Antlaşması'nın Türkiye-Irak sınırı, Milletler Cemiyeti Komisyonu'nun belirlediği 'Bürüksel Hattı'na dayalı olduğundan, sınırı bozmaya yönelik teşebbüsler, uluslararası hukukun ihlali anlamına gelecektir" dedi.

Meydan, Ankara Anlaşması ile referandum arasındaki ilişkiyi şöyle anlattı:

"Irak'ın kuzeyinde kurulacak bir Kürdistan, Ankara Antlaşması'nın 5. maddesindeki 'değiştirilemez' Türkiye-Irak sınırını ortadan kaldıracaktır. 

5 Haziran 1926'da Türkiye, Irak ve İngiltere arasında Ankara Antlaşması imzalandı. Antlaşma, 7 Haziran 1926'da TBMM'de onaylandı. Oylamaya katılan 145 milletvekilinden 142'si kabul, 2'si ret, l'i çekimser oy verdi. (TBMM Zabıt Ceridesi, C, 26, s. 164-195) Anlaşma, 18 Haziran 1926'da yürürlüğe girdi. Böylece bugünkü Türkiye-Irak sının çizildi. 

Antlaşma 1. maddesinde ve ekinde Türkiye-Irak sınırı ayrıntılı olarak tarif ediliyordu. 

5. maddesinde ise tarafların, 1. maddede belirlenen sınır çizgisinin 'kesinliğini ve bozulmazlığım kabul ederek bunu değiştirmeyi amaçlayan herhangi bir girişime geçmemeyi' kabul ettikleri belirtiliyordu. 

Antlaşma sınırlar konusunda 'süresiz'di. İsmail Soysal'ın ifadesiyle 'Başka bir değişle sınır değiştirilmemek üzere çizilmişti.' Antlaşmanın sınırların değişmezliğine vurgu yapan 'birinci kesimi' süresizdi, ama 'ikinci kesimi' 18 Temmuz 1936'da sona eriyordu. Türkiye ve Irak, 8 Aralık 1936'daki 'nota verişimi' ile antlaşmanın 'ikinci kesimini' uzattılar. 

1932'de Irak'taki İngiliz mandasının sona ermesiyle Türkiye-Irak arasmda 1937 Sadabat Paktıyla sonuçlanacak iyi ilişkiler kuruldu. 

II. Dünya Savaşı'ndan sonra 29 Mart 1946'da Irak ve Türkiye arasında Ankara'da bir anlaşma daha yapıldı. O anlaşmanın 1. maddesinde de "1926 Antlaşması ile belirlenmiş ve çizilmiş sınıra saygı gösterileceği" belirtildi. (İsmail Soysal, Türkiye'nin Siyasal Andlaşmalan, C.l, s. 312-325). 

ANKARA ANLAŞMASINA AYKIRI

Dolayısıyla Türkiye-Irak sınırım değiştirecek herhangi bir girişim, 1926 ve 1946 Ankara Antlaşmasına aykırıdır. Uzun lafın kısası, Barzani'nin bağımsızlık referandumu, Ankara Antlaşmasıyla belirlenen Türkiye-Irak sınırının 'kesinliğini ve bozulmazlığını değiştirmeyi amaçlayan bir girişimdir.' Yani, Barzani'nin referandumuyla Irak'ın kuzeyinde kurulacak bir Kürt devleti, Ankara Antlaşması'na göre 'değiştirilemez' olan Türkiye-Irak sınırını değiştirecektir, daha doğrusu ortadan kaldıracaktır. 

Ankara Antlaşmasının hâlâ yürürlükteki 'sınır rejimi', antlaşmanın 1. maddesinde açıkça ifade edildiği gibi 'Milletler Cemiyeti'nin 29 Ekim 1924 günlü oturumunda kararlaştırılmış çizgiye uygun olarak' belirlenmişti. Türkiye-Irak sınırım belirleyen'Bürüksel Sınır Çizgisi' anlaşmanın ekinde ayrıntılı olarak yer almıştı. Ankara Antlaşması üç ülke; İngiltere, Türkiye ve Irak arasında imzalanmış olsa da, antlaşmadaki Türkiye-Irak sınırım üç ülke değil, o zamanki dünyanın en önemli uluslararası örgütü Milletler Cemiyeti Komisyonu belirlemişti. Dolayısıyla Barzani'nin referandumu, her şeyden önce Ankara Antlaşmasının Milletler Cemiyeti kararlarına dayanan uluslararası 'sınır rejimine' aykırıdır. 

MUSUL'A MÜDAHALE HAKKI DOĞAR MI

Öncelikle, Ankara Antlaşması'nda 'Irak'ın toprak bütünlüğü bozulursa Türkiye, Musul ve Kerkük'te hak iddia eder' diye bir madde yoktur. Ancak Ankara Antlaşmasının 'Bozulmaz/değişmez' Türkiye-Irak sınırı, tarafların onayı olmadan bozulursa, taraflar antlaşmadan doğan hukuki haklarını arayabilirler. Ayrıca Ankara Antlaşması'nın Türkiye-Irak sınırı, Milletler Cemiyeti Komisyonu'nun belirlediği 'Bürüksel Hattı'na dayalı olduğundan, sınırı bozmaya yönelik teşebbüsler, uluslararası hukukun ihlali anlamına gelecektir. 

Bu durumda taraflar önce uluslararası hukuku devreye sokmayı deneyebilirler, buradan bir sonuç alamadıkları takdirde ise Ankara Antlaşmasının yürürlükteki'sınır rejimini' korumak için gerekirse güç kullanabilirler. Türkiye sağduyulu, hesaplı ve gerçekçi hareket etmelidir; Musul'u alacağız derken Antep'i kaybetmemek gerekir." 

Odatv.com

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Mehmetçikten duygulandıran görüntü... Afrin'den Atatürk mesajı! Küba Büyükelçisi Casals: Atatürk sadece Türkiye için değil Küba için de büyük liderdir İYİ Parti'de bıçaklı kavga! Milletvekili adayı gözaltında Bu milli parkta yaşayana maaş verilecek