Ana Sayfa
15 Ağustos 2017 ( 100 izlenme )
Reklamlar

‘Sığınmacılar için Almanya hapishane gibi’

Almanya’da rahat edemeyip Türkiye’ye geri giden Suriyeli sığınmacı Al-Bağdadi, “Alman öğretmenler çocuğunuza en ufak bir vurma olayını dahi duyduğu anda, çocuğunuz devlet tarafından elinizden alınıyor. Türkiye’de rahatım, ne istersem yapabiliyorum” dedi.
İSTANBUL (AA) – Keskin nişancı tarafından 2013’te vurulduktan sonra görme yetisini kaybeden 33 yaşındaki Suriyeli Ahmet Al-Bağdadi, bir süre mülteci olarak kabul edildiği Almanya’da adeta “hapis” hayatı yaşadığını belirterek, “Almanya’daki bir sürü şey sadece bir yanılsamadan ibaret. Bu yanılsamanın arkasında ise Avrupa hayali yatıyor. Suriyeli mültecileri Avrupa’da yaşamak, Avrupalı olmak fikri cezbediyor. Almanya’da mülteci ailelerin hayal ettiği şeyler yok. O hayal bir yalan, Avrupa bir yalan.” dedi.

Eşi ve iki çocuğuyla Fatih’te yaşayan görme engelli Ahmet Al-Bağdadi, Suriye’de oto tamircisi olarak çalıştığını, 4 yıl önce Şam’ın El-Kabun beldesinde yolda yürürken keskin nişancı tarafından vurulduğunu anlattı.

Kurşunun yüzünün ön kısmından girerek göz sinirlerini parçaladığını belirten Al-Bağdadi, Şam’da götürüldüğü hastanede doktorların kendisine, “Ya göz sinirlerini alacağız ya da felç kalacaksın.” dediğini aktardı.

Bunun üzerine göz sinirlerinin alınmasına razı olduğunu ifade eden Al-Bağdadi, savaşın başladığı ilk yıllarda Türkiye’ye sığınan ağabeyinin yanına İstanbul’a gitmeye karar verdiğini dile getirdi. Annesiyle geldiği İstanbul’da doktorların göz sinirlerinin alınmış olması nedeniyle tedavi şansının olmadığını söylediklerine değinen Al-Bağdadi, bu süreçte Suriye’ye dönmekten vazgeçtiğini, eşini ve çocuklarını da Türkiye’ye yanına aldırdığını kaydetti.

Yasa dışı yollarla yurt dışına çıktı

Almanya’daki bir hastaneden aldığı davet ve Katarlı bir iş adamının hastane masraflarını üstlenmesinin ardından görme umutlarının yeniden yeşerdiğini aktaran Al-Bağdadi, Almanya’nın İstanbul Başkonsolosluğu’na vize için başvurduğunu, ancak başvurusunun reddedildiğini söyledi.

“Deniz çok tehlikeliydi”

Ahmet Al-Bağdadi, “Bunun üzerine kaçak olarak botla yurt dışına çıktım, gözlerim görmediğinden yardımcı olmak için ağabeyimin oğlu da benimle birlikte geldi. Deniz çok tehlikeliydi.” dedi.

8 gün süren yolculuk boyunca Yunanistan, Makedonya, Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya ve Avusturya’dan geçtiklerini, Berlin’de Alman Kızıl Haçı tarafından karşılandığını belirten Al-Bağdadi, ardından mülteci kampına yerleştirildiklerini kaydetti.

Burada kaldığı sırada davet edildiği hastaneyi ziyaret ettiğini dile getiren Al-Bağdadi, çekilen MR’ın ardından Türkiye’de olduğu gibi tedavi şansının bulunmadığının söylendiğini aktardı.

“Almanya hapis gibi”

Almanya’da yaklaşık 7 ay kaldığını belirten Ahmet Al-Bağdadi, şöyle devam etti:

“Almanya’da kalmadım çünkü öncelikle aldığım mülteci belgesi geçiciydi ve ailemin buraya gelmesi gibi bir olasılık olsa da bu belgeyle ancak iki aydan bir yıla kadar kalabilirdik. Almanya hapis gibi hiç rahat değildim, hep sınırlamalar, kısıtlamalar vardı. Ben de orada kalmayı düşünmedim çünkü Türkiye’de daha rahattım. Maaş, ev gibi fırsatlar var ama bunları alabilmek için belli bir süre, bir sürü belge hazırlaman ve birçok müracaat yapman gerekiyor.”

Kültür farkının Suriyeli mülteci ailelerde ciddi sorunlara neden olduğunu vurgulayan Al-Bağdadi, “Suriyeli mülteci kadınların Alman kadınlar gibi olması isteniyor. Okuldaki öğretmenler, en ufak bir ele vurma olayını dahi duyduğu anda çocuğunuz devlet tarafından elinizden alınıyor. Ayrıca kültürün farklı ve daha rahat olması, çocuklarımızı yetiştirirken üzerilerinde kontrol kuramamanıza neden oluyor” dedi.

“Türkiye’de ne istersem yapabiliyorum”

Al-Bağdadi, Almanya’da mültecilerin her adımının izlendiğini, sürekli sorulara yanıt vermek zorunda kaldıklarını belirterek, “Türkiye’de her şey daha güzel. Ben burada mülteci olarak ne istersem yapabiliyorum. Türkiye’de kimliğinizi çıkarttıktan sonra normal bir vatandaş gibi rahat bir hayat sürebiliyorsunuz, ben burada hayatımı yaşıyorum.” diye konuştu.

Almanya’da yaşayan birçok mülteci ailenin geri dönmek istediğini, hatta bazılarının döndüğünü dile getiren Al-Bağdadi, “Almanya’daki bir sürü şey sadece bir yanılsamadan ibaret. Bu yanılsamanın arkasında ise Avrupa hayali yatıyor. Suriyeli mültecileri Avrupa’da yaşamak, Avrupalı olmak fikri cezbediyor. Almanya’da mülteci ailelerin hayal ettiği şeyler yok. O hayal bir yalan, Avrupa bir yalan. Suriyeli sığınmacılar için Almanya adeta hapishane.” ifadelerini kullandı.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Aybüke öğretmenin araçtaki arkadaşı o anları anlattı: Kadın Özel Harekatçılar Bir Ölür Bin Diriliriz Çöpçüler Kralı Nerede Çekildi? İlber Ortaylı geceye damgasını vurdu: İlk fırça, üç hapşırık, telefonla tartışma