Çok Sağlık
19 Şubat 2018 ( 10 izlenme )
Reklamlar

Tansiyon ilacı Tip 1 diyabeti önlüyor

Çocuklarda ve yetişkinlerde kullanılan tansiyon ilacı, risk altındaki hastaların yüzde 60’ına yakınında Tip 1 diyabetin başlamasını önlemeye yardımcı olabilir


DÇ. DR. ŞEHİME TEMEL

Colorado Anschutz Üniversitesi (CU Anschutz) Tıp Fakültesi’nden Dr. Aaron Michels ve Gainesville Florida Üniversitesi’deki meslektaşları tarafından yönetilen çalışma ekibi, aynı Majör Doku uygunluk Kompleksi (MHC) proteininin versiyonu DQ8’i taşıyan az sayıdaki hastada metildepo proteinini test etti. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, metildopa terapisinin yangıya bağlı insüline spesifik T hücre yanıtlarını azalttığını, ilacın beta hücresi yıkımını sınırlayabileceğini ve fonksiyonunu koruyabileceğini ortaya koydu.

Barbara Davis Çocukluk Cağı Diyabet Merkezi’nde araştırmacı Dr. Michels, “Bunun, Tip 1 Diyabet’i (T1D) önlemek için ilk kişisel tedavi yöntemi olabileceğine” değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ilacın potansiyel olarak hastalığa yakalanma riskinde olan T1D’li kişilerin yüzde 60’ında koruma sağlayan önemli bir gelişme.”

Araştırmacıların bulguları “Metildopa, Otoimmün Diyabette Hastalığa Özgü Antijenlere MHC Sınıf II Bağlanmasını Bloklar” başlıklı bir derlemede ve ‘Journal of Clinical Ivestigation’ Dergisi’nde yayımlandı. T1D, pankreatik adacıklardaki insülin üreten beta hücrelerinin kronik otoimmün aracılı hasarından kaynaklanır ve beta hücre kaybını yavaşlatmak veya önlemek için tasarlanmış birtakım bağışıklık tedavileri, klinik araştırmalarda test edildiğinde bugüne kadar bu tedaviler sınırlı klinik yarar sağlamıştır.

Birçok otoimmün bozuklukta, insan lökosit antijeni (HLA) kompleks genleri artmış risk ile ilişkilidir. T1D’de, HLA-DQ8 alleli tüm hastaların yüzde 50-60’ında bulunur, hastalık riski yaratır ve hastalık patogenezi ile ilgilidir.

Araştırmacılar, DQ8 antijen sunumunun engellenmesinin patojenik T hücreleri tarafından kendi kendine peptitlerin tanınmasını önleyebileceğini ve böylece hastalarda T1D’nin gelişimini önlemeye yardımcı olabileceğini öngördüler. DQ8’in kristal yapısını protein yapısındaki özel ceplere bağlayıp, DQ8 antijen sunumunu inhibe edebilecek küçük molekülleri taramak için kullandılar. Hücre kültürlerinde ve T1D’nin nonobez diabetik (NOD) fare modelinde yapılan testler, aday tetraazatrisiklododekanın (TATD), diyabetin başlamasını geciktirdiğini ve tedavi edilen farelerin yarısında hastalığı önlediğini gösterdi.

Hastalık gelişmiş NOD farelerinde TATD terapisini başlatmak, normal kan şekerinin ve glukoz toleransının korunmasını sağladı. Çalışma ekibi, “Genel olarak bu verilerin otoimmün diyabetin kendiliğinden bir modelinde MHC II antijen sunumunun terapötik olarak bloke edilmesi ile hastalığın başlangıcını engellediğini, T ve B hücreleri arasındaki kritik etkileşimleri bloke ettiğini, diyete ait sonraki aşamalarda uygulandığında dokuya spesifik yıkımı azalttığını ve glikoz toleransını koruduğunu gösterdiğini” vurguladılar.

KLİNİK ORTAMDA 20 KİŞİDE TEST EDİLDİ

Araştırmacılar daha sonra, “Mevcut bir ilacın yeniden kullanılmasının amaçlanması için TATD ile aynı etkide yer alması beklenen 1207 FDA onaylı küçük moleküllü ilaçları taradlar. Ekran, 50 yıldan fazladır yüksek tansiyonu tedavi etmek için metildopayı gösterdi. Araştırmacılar önce kültürlenmiş hücrelerdeki metildopayı değerlendirdikten sonra ilacı DQ8 transgenik fare modelinde test ettiler ve bu da DQ8 antijen sunumunu bloke ettiğini doğruladı. Daha sonra, DQ8 varyantını taşıyan, iki yıl veya daha kısa bir süre T1D tanısı konmuş olan ve halen biraz endojen insülin üretmeye devam eden 18-46 yaş arasındaki 20 insan hastada açık etiketli bir klinik çalışma gerçekleştirdiler. Araştırma, Colorado Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki Barbara Davis Çocukluk Diyabet Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Sonuçlar, günde üç kez verilen oral metiloktopterapinin iyi tolere edildiğini ve ciddi bir yan etkiye neden olmadığını gösterdi. Testler, tedavinin DQ8 antijen sunumunu spesifik olarak inhibe ettiğini ve yangı kaynaklı insülin spesifik T hücre yanıtlarını azalttığını gösterdi. Günde üç kez ağızdan metildopa tedavisi alan hastalar üç aylık çalışmanın sonunda iyi bir glisemik kontrol sergiledi ve aynı zamanda rezidüel endojen insülin üretimi sürdürdü. Araştırmacılar, “Kısa vadede olmasına rağmen, bu sonuçların metildopa tedavisinin beta hücre hasarını sınırlayabileceğini ve fonksiyonunu koruduğunu gösterdiğini” söylediler.

Araştırmacılar, “Riskteki ve yeni başlayan T1D ile potansiyel olarak rezidüel beta-hücre fonksiyonunu koruyan metildopayı değerlendirmek için uzun vadeli çalışmaların yapılması gerektiğini” vurguladılar. Ayrıca araştırmacılar “HLA alleli tanımlama yeteneği” spesifik ilaçlar otoimmünite ve diğer HLA ile ilişkili durumların tedavisinde geniş bir kullanılabilirliğe sahip olduklarına’ dikkat çektiler. Birçok otoimmün hastalıklar spesifik HLA allelleri ile ilişkilidir ve bu MHC sınıf II moleküllerinin çoğunda yüksek çözünürlüklü kristal yapılar mevcuttur, HLA allele özgü bileşikleri seçmek için hızlı stratejiler ve deneysel sistemlerde test etkinliklerini ortaya çıkarabilir. Bir sonraki aşama, Ulusal Sağlık Enstitüsünün sponsorluğunda gelecek yılın ilk yarısında daha büyük bir klinik araştırma olacak.

Dr. Michels, “Bu keşfin, farelerde ve insanlarda, laboratuvar ortamında süper bir bilgisayar kullanılarak yapıldığını” belirtti. “Artık T1D alması muhtemel olan yaklaşık yüzde 100 doğrulukla tahmin edebildiklerini ve bu ilacın amacının, risk altında olanlarda hastalığın başlamasını geciktirmek veya önlemek” olduğuna dikkat çekti.

MHC NE İŞE YARAR

Majör Doku uygunluk Kompleksi (MHC): Majör doku uygunluk kompleksi molekülleri ya da diğer adıyla insan lökosit antijenleri (HLA), bağışıklık yanıtında önemli bir yere sahip olan T hücrelerine antijen sunup onları aktive eden ve T hücre aracılı immün yanıtın yönünü belirleyen hücre yüzey molekülleridir.

BAŞKA HASTALIKLARI DA ÖNLEYEBİLİR

Dr. Michels ve Dr. David Ostrov, aynı tedavi yaklaşımının daha yaygın bir şekilde kullanılmasını umuyorlar. Florida Üniversitesi Tıp Fakültesi NöroGenetik Merkezi’nden Doç. Ostrov, yaptığı açıklamada, “Bu çalışmanın şeker hastalığının tedavisinde ve diğer otoimmün hastalıkların tedavisinde önemli etkilerinin olduğunu” belirtti. Ayrıca Dr. Ostrov, “Bu çalışma aynı yaklaşım ile romatoid artrit, çölyak hastalığı, multipl skleroz, sistemik lupus eritematosusu ve diğerleri gibi otoimmün hastalıkları önlemek için uyarlanabilir” dedi.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tansiyon ilacı Tip 1 diyabeti önlüyor 'Demir eksikliği kanserin belirtisi olabilir' KANSER HASTALARINA UMUT OLDU Afyonlu bilim insanları: Kansere çare bulduk