Ana Sayfa
18 Ağustos 2017 ( 153 izlenme )
Reklamlar

Yandaş medya fikir değiştiriyor: Cepheler yeniden şekilleniyor, Esad ile anlaşalım!

Hükümete yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, Türkiye’nin Beşar Esad yönetimiyle anlaşması gerektiğini yazdı.

AKP’nin 2010’dan beri sürdürdüğü yanlış Suriye politikasının önemli savunucularındandı. Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad yıkılması gereken 1 numaralı düşmandı! Geçen yıllar içinde Suriye’deki emperyalist savaşın gerçekleri ağır bir fatura olarak önümüze geldi. Hedefin Suriye olduğu kadar Türkiye, Irak, İran ve hatta Rusya ve Çin olduğu ortaya çıktı. Özellikle 15 Temmuz’dan sonra başlayan Astana süreciyle Suriye politikasında önemli değişikliklere giden Ankara, bölgesel işbirliği adımları attı. Örtülü görüşmeler yapılsa da henüz meşru Beşar Esad yönetimiyle resmi temas kurulmadı.

Türkiye’deki Esad karşıtlığının fikri önderleri arasında yer alan Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, geçen yılların ardından “Bağdat’la ilişkileri güçlendirmenin yanısıra, Şam yönetimine karşı bütün öfkemizi bastırmak, takıntılarımızdan kurtulmak zorundayız” noktasına geldi.

Karagül’ün “Cumhuriyet tarihinin en büyük tehdidi bu” başlıklı yazısının satırbaşları şöyle:

“Düşmanları dost, dostları düşman haline getirecek yeni bir durumla karşı karşıyayız. Bütün bölgede kartlar yeniden karılıyor, cepheler yeniden şekilleniyor, ittifaklar yeniden biçimleniyor.

(…) PKK üzerinden ABD gücü kullanılıyor, PKK üzerinden Türkiye bu güçle vuruluyor. Nihai kararlar almak, nihai pozisyonlar belirlemek zorundayız. Suriye’de durduğumuz yeri yeniden tanımlamak durumundayız. Bağdat’la ilişkileri güçlendirmenin yanısıra, Şam yönetimine karşı bütün öfkemizi bastırmak, takıntılarımızdan kurtulmak zorundayız.

Burada basit bir Esed savunuculuğu yapmıyorum. Daha derin, daha kapsamlı bir şeyden söz ediyorum. Suriye’yi bir bütün olarak tutacak adımlar atmaktan, ülkenin ABD işgaline teslim edilmemesinden, parçalandığı anda Türkiye’nin parçalanma sürecinin başlatılacağından söz ediyorum. Buna şiddetle karşı çıkanların, boş hamaset dışında Türkiye’ye önerdiği hiçbir çözüm yolu yoktur!

CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK TEHDİDİ BU..

Suriye’nin kuzeyinde PKK üzerinden yürütülen harita terör meselesi değildir. Suriye’deki çatışmalar artık şu grup, bu grupmeselesi değildir. Çok daha esaslı bir duruşla, bölgenin tamamı üzerinde bir bakışla hareket etmek gerekmektedir.

Çünkü Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük tehdidiyle yüz yüzedir. Çünkü ilk kez açıktan çokuluslu bir cephe ile karşı karşıya. Öyleyse İran ve Rusya ve Şam yönetimi dahil, daha kapsamlı, derin, kalıcı anlaşmalara varmayı zorlamak gerekiyor.

Suriye olayı bitti. Suriye halkı olaydan dışlandı. Suriye, devletlerin kapıştığı bir cephedir artık. Talan ediliyor, paylaşılıyor. Öyleyse önyargılarından, ön kabullerinden bağımsız, rasyonel bir düşünce, politika geliştirmek, Türkiye’ye yönelen büyük tehdide karşı atılacak adımlardan biridir.

İRAN IRAK’TAN, TÜRKİYE SURİYE’DEN SIKIŞTIRILIYOR

Son adımlar İran’ı Irak’tan sıkıştırıyor. Bu ABD planıdır, İran’ı baskı altına alıp cepheyi İran sınırına yaklaştırma hesabıdır. İran Irak’ın güneyinden sıkıştırılırken Türkiye Suriye’nin kuzeyinden sıkıştırılıyor. Bu iki hareket üzerinden Araplar, Türkler, Farslar ve Kürtler arasında belki yüz yıl sürecek düşmanlıkların temelleri atılıyor. İşte bu küresel bir akıldır, küresel bir projedir, bir Atlantikçi müdahaledir. Bu kalıcı düşmanlıkların önünü alacak bir şeyler yapmalıyız.

İran Genelkurmay Başkanı’nın, kalabalık bir general kadrosuyla başladığı Ankara ziyareti tam da böyle bir döneme denk geldi. İki ülkenin de benzer tehditler hissettiğini düşünüyorum. Eğer yeni “eksen” başarılı olursa Suriye Amerika’nın olacak. Suriyeliler rehin alınacak, ülke, Türkiye ve İran için batılı orduların saldırı üssüne dönüşecek. Bu yüzden Ankara’daki temaslardan ne çıkacak, büyük bir merakla bekliyorum.

Artık bir gün bile bekleme imkanı kalmadı. Türkiye’nin o koridora doğrudan, açık ve güçlü bir müdahalesinden başka seçenek kalmadı. Söz konusu vatansa, Anadolu ise, tehdit ülkemize yaklaşmışsa, savaş Türkiye’ye taşınacaksa ve bu kaçınılmaz hale gelmişse, bırakın bu savaş sınırın diğer tarafında olsun.”

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

79 Şehir kredi borcuna battı 7 bin yıllık buğday Marmaris’te umut oldu. Tek tipleştirelim uyuz olsunlar! CNN'de yalan rüzgarı! 'Türk askeri yok ediyor'